(3402 S. K. m. 14)
Dava: Davacı Y.D. 137 ada 43 parselin Hazine adına tescil edildiğini, tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Hazine davanın reddini savunmuş, mahkemece dava kabul edilmekle, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro esnasında komşu 40 parsele uygulanan 1937 tarih 1419 tahrir numaralı vergi kaydının çekişmeli taşınmazı orman okuduğundan bahisle Hazine adına tescil edilmiştir. Ormancı bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu yerden orman kadastrosunun geçtiği belirtilmiştir. Bu durumda orman tahdit harita ve belgelerinin bulundukları yerden getirtilmesi, Orman tahdidinin kesinleşip kesinleşmediğinin incelenmesi ve kesinleşmiş ise taşınmaza uygulanması, ondan sonra taşınmazın orman olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.
Ayrıca 3402 sayılı Kanununun 14. maddesi hükmüne göre zilyetliğin bu Kanunda yazılı belgelerden birisi ile ispatı yoluna gidilemeyen hallerde zilyedin kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemeyecektir. 1617 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 26.7.1972 tarihinden itibaren açılan dava sonunda davacı ve bayii adına bu yolla ya da Tapulama veya Kadastro yolu ile tescil edilmiş taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların miktarlarının, çalışma alanlarının, tescil tarihlerinin Tapu, Kadastro ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulup belirlenmesi ve ayrıca bu maddenin 2. fıkrası hükmüne göre sulu ve kuru toprak ayırımının 3083 sayılı kanun hükümlerine göre araştırılıp belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Mahkemece bunlardan zühul ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy