(3402 S. K. m. 14)
Dava: Ferit Gök mirasçıları Osman Gök ve müşterekleri, Şahin Gök mirasçıları Nazime Gök ve müşterekleri ile Hazine ve Güveçli Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 5.6.1996 gün ve 92/120 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 371 ve 1632 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 371 parsel hakkındaki davanın reddine, 1632 parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, Hazine vekili hükmün kabule ilişkin bölümünü temyiz etmiştir.
1632 parsel; 1.7.1965 gün ve 148 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Dayanak tapu kaydı 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca tesis edilmiştir. Tapu kaydına ait Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelikte; komşu parsellere uygulanan kayıtların değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırları içerdiğini, miktar fazlasının sınırdaki Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden elde edildiği açıklanmıştır. Davacı, belirtmeden önceki satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmaz belirtme tarihinde hali bir yerdir. Hali bir yerin koşulları mevcut olduğu taktirde zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmaktadır. Belirtme tarihinden geriye doğru davacı ve satıcısının 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş bulunduğuna ve taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunduğu ziraatçı bilirkişi Mustafa Şahin tarafından gerekçeli olarak açıklanmış bulunduğuna göre,aşağıda belirtilen husus dışında davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 8.5.1996 günlü krokide; dava konusu parselin içerisinden DSİ'ye ait sulama kanalının geçtiği açıklanmıştır. Taşınmazın bu bölümü kanal geçmekle kamu emlakine dönüşmüştür. Kanal sınır gösterilmek suretiyle taşınmazın iki ayrı parça halinde davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken kanalı da içine alacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Kabul şekline göre de; 1632 parsel yerine 1631 parselin yazılmış olması maddi hata niteliğinde olup, her zaman düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA 27.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy