(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Zeki T. ile Zekiye T. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair T. 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.7.2001 gün ve 179-516 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.4.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Suphi Macit ve karşı taraftan davalılar vekili Avukat A. Kara geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 790 ve 791 parsellerin tapu kayıtlarının MK. nun 639/2 maddesi hükmü uyarınca bu isteği yerinde görülmediği takdirde uygun tazminat karşılığında iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydına göre, uyuşmazlık konusu 790 ve 791 parsellerin esası 304 parsel olup, ifraz sonucu oluşmuşlardır. Davacı Zeki T. ile davalıların miras bırakanı Emine A. (Fatma A.) her iki parsel de paylı mülkiyet esasına göre malik bulunmaktadır. Davacı davalıların miras bırakanı Emine'ye ait payı 1974-1975 yıllarında haricen satın ve devraldığını taşınmazın tümüne dava tarihine kadar zilyet olduğunu,1969 yılında ölen kayıt maliki Emine A.'ün payının intikal görmediğini, MK. nun 639/2.maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiğini, öncelikle davanın bu nedenle, bu isteği yerinde görülmediği takdirde taşınmaz üzerinde iyi niyetle yapmış olduğu binanın değerin zeminin değerinden fazla olduğunu, uyuşmazlık konusu payların inşaat nedeniyle iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının üzerine bina yapmış olduğu yerin 790 parselin kapsamında kaldığını, tapu kaydında yazılı payı kadar yeri ev yeri olarak kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak; tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın haricen satışı nedeniyle veya kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Ancak, kanunun açıkça düzenlemiş olduğu hallerde kanunda belirtilen koşullarının oluşması halinde böyle bir yerin kazanılması mümkün olabilir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 639/2 ve 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren TMK. nun 713/2.maddesi hükümlerine göre; tapulu bir taşınmazın veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi o taşınmazın tamamını bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebileceği belirtiliştir. Somut olayda; davacı, anılan hükme dayanılarak istekte bulunmuştur. Mahkemece, davacının taşınmazın tümüne zilyet olup olmadığı veya paydaşlar arasında kullanma yönünden bir sözleşme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırmadan davacının payı kadar yerin üzerine bina yapmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, zilyetliğinin MK. nun 713/2.maddesindeki koşullar altında geçip geçmediğinin araştırılıp belirlenmesi, bu şekilde tasarruf edilen bir taşınmazın anılan maddenin ikinci fıkrası karşısında hukuki değerini yitirip yitirmediğini, ayrıca davacının kademeli olarak ileri sürmüş bulunduğunu ikinci sebep karşısında davalıların miras bırakanın payını iktisap edilip edilmediğinin mahkemece tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HMUK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan dava tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 97.500.000 lira Avukatlık Ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davacı Zeki T.'a verilmesine ve 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy