(1086 S. K. m. 258, 259, 275) (3083 S. K. m. 2) (492 S. K. m. 13)
Dava: Abdulkadir ve Mehmet Akelma ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çermik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.2.2000 gün ve 183/25 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 158, 329 ve 330 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 330 parselin tümünün,158 parselin krokide D harfi ile gösterilen 44700 m2'lik bölümü, 329 parselin B harfi ile gösterilen 16900 m2'lik bölümünün iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 330 parsel, davacı adına tespit edilen 159 parselin 20 dönüm miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, 159 parselle birlikte 330 parselin tümünü tespit tarihinden geriye doğru 20 seneden fazla süre ile kültür arazisi olarak tasarruf ettiğini kanıtlamış bulunduklarına göre, bu parsel hakkındaki davanın kabulünde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı Hazine Temsilcisinin bu parsele ilişen temyiz itirazlarının reddi ile 330 parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
Diğer parsellere ilişkin davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince: Kadastro tutanağına göre; 158 parsel, 6.l.1966 tarih ve 33 numaralı tapu kaydına dayanılarak, 329 parsel de 155 parsele uygulanan 1936 tarih ve 43 tahrir numaralı vergi kaydı miktar fazlası olması nedeniyle 17.9.1976 tarihinde Hazine adına tarla niteliğiyle tespit edilmişlerdir. 158 parsele uygulanan 6.l.1966 gün ve 33 numaralı tapu kaydı 4753 sayılı Kanuna göre tesis edilmiştir. Bu kaydın esası olan 75 belirtmelikte 1936 tarih, 43 numaralı vergi kaydı sabit sınırları içermekte ise de, zeminde gayrisabit bir durum arzetmesi nedeniyle Hazine adına belirtilmiştir. Dava konusu 329 parsele uygulanan tapu kaydı olmamakla beraber kadastro tutanağına göre,1936 tarih ve 43 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak tesbit edilmiştir. Başka bir anlatımla; 329 parsel ve bununla bir bütün olan 155 parselin bulunduğu yerde 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının satıcısı adına kayıtlı bulunan vergi kaydındaki sınırlar bakımından kazanmaya engel bir durum bulunmamaktadır. Mahkemece yerel bilirkişi ve tanık sözleri göz önünde tutularak kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Her iki parselin bulunduğu yerde 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulama yapıldığı ve 1936 tarih, 43 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanmış bulunduğuna göre 158 parsele ait belirtme 329 parselin de tespit tarihine kadar kazanma koşullarının davacılar ve satıcıları lehine oluşup oluşmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece belirtme tespit tarihinden önceki kazanma süresi ve koşulları yönünden herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Davacılar tanık deliline dayandıklarına göre, kendilerinden tanıklarının sorulması, davalı Hazne Temsilcisi tanık gösterdiği taktirde onların da belirlenmesi, ondan sonra yerel bilirkişi ve tanıkların HUMK. nun 258. maddesi hükmü uyarınca davetiye ile çağrılarak aynı Kanunun 259. maddesi hükmü uyarınca taşınmaz başında keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan belirtme ve tespit tarihine kadar davacı ve satıcılarının zilyetliğinin başlangıcı, süreci ve niteliğinin kendilerinden sorulması, kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Ayrıca, taşınmazların 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kuru veya sulu nitelikte bulunup bulunmadıklarının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 158 ve 329 parsellere ilişkin bölümlerinin BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 11.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy