(3083 S. K. m. 3)
Dava: Necati Besen ile Hazine ve Baltaköy Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Aydın 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.10.2001 gün ve 289-850 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, kadastro çalışmaları sırasında nehir yatağı olarak tespit dışı bırakılan dava konusu yerin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Menderes Nehrinin yatak değiştirmesi nedeniyle ortaya çıkan dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile kültür arazisi olarak kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş bulunduğuna, taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olduğu ziraatçı bilirkişi ve terk edilmiş nehir yatağı olduğu jeolog bilirkişinin raporunda açıklanmış bulunması karşısında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında nehir yatağı olması nedeni ile tespit dışı bırakılmıştır. Terk edilmiş nehir yatakları, kazanma koşulları oluştuğu taktirde kazanılması mümkün olabilir. Ancak, böyle bir sonuca ulaşabilmek için taşınmazın nehir aktif yatağı içerisinde kalan bir yer olmaması gerekir. Jeolog bilirkişinin raporunda bu konuda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bundan ayrı, taşınmazın DSİ sulama şebekesi içerisinde kaldığı belirtilmiş bulunduğuna göre, bu yerde sulama şebekesi dışında, DSİ koruma amacı ile sedde yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise hangi tarihte yapıldığının sorulması, buna ait harita ve projelerin getirtilip dosya arasına konulması, bu çalışmalara göre taşınmazın hangi tarihte nehrin etkisi altından kurtulduğunun belirlenmesine çalışılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir hüküm kurulması gerekir. Tüm bunlardan başka davada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılmadığına göre aynı çalışma içerisinde davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının tapu sicil müdürlüğü ve kadastro müdürlüklerinden, aynı nedene dayalı olarak dava açılıp açılmadığının o yer hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, ayrıca dava konusu taşınmazın 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve DSİ'den sorulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy