(4721 S. K. m. 640) (3402 S. K. m. 14)
Dava: İ. N. ve müşterekleri ile Hazine ve H. G. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Silvan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.l1.2001 gün ve 130/373 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, 408 ada 4 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacılara murislerinden kaldığı ileri sürüldüğüne, taksim hakkında bir açıklamada bulunulmadığına göre, taşınmazın hangi murisinden kaldığının belirlenmesi, mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup da davacılardan başka mirasçıların bulunduğu belirlendiği taktirde, onların da davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun bir biçimde muvafakatlarının alınması ya da TMK.nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzurunda davaya devam olunması gerekmektedir.
Sonuç: İşin esasına gelince: Kazanma koşullarının oluştuğu belirlenmiş ise de, miktar ve nitelik araştırması bakımından yapılan inceleme noksandır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre; zilyetliğin vergi kaydı gibi bir belgeyle isbatı yoluna gidilemeyen hallerde zilyetin aynı çalışma alanı içerisinde kazanabileceği miktar kuru toprakta 100 sulu toprakta 40 dönümü geçemez. Mahkemece sadece Yazı İşleri Müdürlüğüne yazılmak suretiyle miktar araştırması yapılmıştır. 26.7.1972 tarihinden sonra davacılar, mevcutsa diğer mirasçıları ve murisleri adına aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ve taşınmazın Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının ise; 3083 sayılı Kanun hükümleri nazara alınmak üzere Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra hüküm kurulması gerekmektedir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına, 01.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy