(3194 S. K. m. 18) (3402 S. K. m. 15)
Dava: Davacılar Sümrü Şener ve müşterekleri, davalı-davacı Ayşe Düşünsel ile davalılar Atiyetullah Kıbrızlı ve müşterekleri, Hazine, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Sarıyer 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.3.2001 gün ve 317/112 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi ise; Ayşe Düşünsel vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.6.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz edenlerden davacılar vekili Avukat Süleyman Bayram ve karşı taraftan Hazine vekilleri Avukat Armağan Örücü-Avukat Ulviye Sarp ile Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili Avukat Serra Yurdakul geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, uyuşmazlık konusu parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline, davalı karşı davanın davalısı Ayşe Düşünsel 5.000.000 lira işgal tazminatının davacılardan alınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının esastan, tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacılar hükmü esas bakımından, davalı Ayşe Düşünsel vekili gerekçe bakımından temyiz etmişlerdir.
Davacılar 475 ada, 11 parsel malikinin tapu kütüğünden anlaşılmayan kişi olduğunu, taşınmazın bir bölümüne 40 seneyi aşkın bir zamandan beri ev yapmak suretiyle zilyet olduklarını, taşınmazın bu bölümüne ait tapu kayının hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, uyuşmazlık konusu parselin miras bırakanları ile kendi adlarına tapuda kayıtlı bulunduğunu, aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesini istemişler, davalı Ayşe Düşünsel açmış olduğu karşılık dava ile tazminat isteğinde bulunmuş, daha sonra bu isteğinden vazgeçmiştir. Uyuşmazlık konusu 475 ada, 11 parselin ölü kayıt malikleri tapu kütüğünden anlaşılmayan kişiler olmayıp, aksine tanınan ve bilinen kişilerdir. Tapu kaydı karşısında ileri sürülen sebep doğru olmamaktadır. Mahkemece, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi hükmü gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15. maddesi hükmüne göre, kısmî iktisap mümkün bulunduğuna göre, mahkemenin redde ilişkin gerekçesi doğru değil ise de, az önce de açıklandığı üzere kayıt malikleri tapu kütüğünden anlaşılmayan kişiler olmadığına göre, davanın reddine ilişkin hüküm sonucu itibariyle doğru olmaktadır. Davacıların hükmün esasına karşı ileri sürmüş oldukları temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı Ayşe Düşünsel vekili hükmü gerekçe bakımından temyiz etmiştir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlık konusu parselin 1972 yılından sonra intikal gördüğü anlaşılmış bulunduğuna ve kayıt maliklerinin tapu kütüğünden anlaşılmayan kişiler olmadığına göre, Ayşe Düşünsel vekilinin gerekçeye ilişkin temyiz itirazları yerinde ise de, bu husus az yukarıda açıklanmış ve belirlenmiş bulunduğuna göre, ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır. Davacılar vekili ile davalı Ayşe Düşünsel vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 97.500.000 lira Avukatlık ücretinin, davacılar Sümrü Şener ve arkadaşlarından alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil edilen Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 3.240.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan l.720.000 liranın temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına 25.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy