(2863 S. K. m. 5, 6, 7, 8, 11)
Dava: B. Ö. ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bozcaada Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.11.2001 gün ve 48-61 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, dava konusu 290 ada 31 parsele ait Hazine tapusunun iptal edilerek adlarına tapuya tescil edilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
22.01.1991 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında uyuşmazlık konusu 290 ada 31 parsel sayılı taşınmaz dava dışı aynı ada 7 parsele uygulanan kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş, iptali istenen tapu kaydı bu şekilde oluşmuştur. Dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır şerhinin yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, taşınmazın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yönünden incelenmesi gerekir. Bu yerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 6. maddesinde sayılan ve tarif edilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarından olup olmadığı,7. maddeye göre tesbitlerinin yapılıp yapılmadığı ve Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu kararı ile tescil edilip edilmediği araştırılmalıdır. Aynı yasanın 8. maddesine göre, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu tarafından tespit edilen koruma alanı içerisinde bulunup bulunmadığı hususları Kültür Bakanlığından sorulup krokileri ilgili kurumlardan getirtilerek yerinde uygulanmak suretiyle nizalı yerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: Nizalı yerin korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarından olduğunun anlaşılması halinde bu tür yerlerin 2863 Sayılı Kanunun 5. maddesi hükmüne göre Devlet malı niteliğinde bulunduğu ve 11. madde hükmüne göre de, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarının zilyetlik yolu ile iktisap edilemeyeceklerinin, salt sit alanlarının ise anılan 11. madde kapsamına girmeyeceği, en çok sit alanı içerisindeki taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması gerekli yerlerden olduğu düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına, 08.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy