(3402 S. K. m. 14)
Dava: İ. N. ile Hazine, dahili davalı Kumbağ Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.04.2001 gün ve 191 - 173 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve Hazine vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, İ. N. uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde tapulama çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan nizalı yerin 17.02.1966 tarih ve 185 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını bildirerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Davalılardan Hazine vekili yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davacı, dava dilekçesinde davaya konu olan taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını bildirmesine rağmen, uyuşmazlık konusu taşınmazın tespit dışı bırakılıp bırakılmadığı, bırakılmış ise hangi tarihte ne sebeple tespit dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan teknik bilirkişi Y. T. tarafından düzenlenen 06.04.2000 günlü krokide uyuşmazlık konusu taşınmazın dört yönünün Keleme ile çevrili olduğu belirtilmiş ancak yerel bilirkişi ve tanıklardan Keleme'nin ne anlama geldiği sorulup araştırılmamıştır. Bundan ayrı davacı bakımından 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen şekilde miktar yönünden gerekli araştırma yapılmamış, taşınmazın 3083 sayılı Yasa karşısında kuru ya da sulu nitelikte olup olmadığı DSİ idaresinden sorulup belirlenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen inceleme ve araştırmalar yapılmadan noksan tahkikatla yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Davacı vekili ile davalılardan Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 24.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy