(1086 S. K. m. 104)
Dava ve Karar: Ferdemir Demir Sanayii ve Tic. Ltd. Şti. ile İstanbul Defterdarlığı (Kayyum) aralarındaki kayumun tasarrufuna karşı şikayet talebinin kabulüne dair Zeytinburnu Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 07.11.2001 tarih ve 553 - 826 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki İstanbul Defterdarlığı Kayyum Bürosu Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Şikayette bulunan şirket vekili, 2980 ada, 7 parselin kayıt malikinin kayyumu tarafından kiraya verilmesinin önlenilmesi ve açtıkları tescil davasının sonuçlanmasına dek taşınmazın şirketin zilyetliği ve tasarrufu altında bulundurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Karşı taraf, kayıt malikinin kayyumu İstanbul Defterdarı vekili isteğin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, isteğin kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, kayyum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm 2980 ada, 7 parselin kayıt maliki Andor oğlu Angeli Çorbacı'ya İstanbul Defterdarı'nın kayyum olarak atanmasına ait Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyası üzerinden verilmiştir. Tapu kaydına göre, 2980 ada, 7 parsel Andor oğlu Angeli Çorbacı adına kayıtlıdır.
Kayıt malikinin sağ veya ölü olup olmadığını, tanıyan ve bilen kimsenin olmaması sebebiyle Zeytinburnu Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.07.1999 tarih 559/826 Esas ve Karar s. hükmüyle İstanbul Defterdarı kayyum olarak atanmıştır.
Şikayette bulunan şirket vekili, taşınmazın kayyum tarafından başka kimseye kiraya verilmek istendiğini, tapu kaydının iptal ve tescili için Zeytinburnu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları 2001/254 Esas numaralı davanın sonuna dek taşınmazın zilyetlik ve tasarrufunun şirkete terk edilmesine karar verilmesini istemiştir. Dilekçe ve yargılama aşamalarında verilen layihalara göre, şikayette bulunan şirket vekilinin isteği ada ve parsel numarası yazılı taşınmazın tedbir yoluyla kiraya verilmesinin önlenilmesi, iptal ve tescil davası sonuna dek taşımazın şirkete terkedilmesi isteğine ilişkindir. HUMK. nun 104. maddesi hükmüne göre; davanın açılmasından sonra, tedbir isteklerinin esas davaya bakan mahkeme tarafından verilmesi gerekmektedir. İptal ve tescil davasına bakan Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulması gerekirken kayyum atanmasına ait dava dosyası üzerinden tedbir kararı verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, ihtiyati tedbir istekleri harca tabidir. Harcı alınmayan bir davaya veya ihtiyati tedbir isteğine bakılamaz. Mahkemece, bu yönler gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kayyum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA 09.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy