(1086 S. K. m. 275) (743 S. K. m. 639)
Muzaffer Susuz ile Hazine, Yamaçdere Köyü Muhtarlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ardeşen Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.06.2001 gün ve 60-81 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile Hazine Temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 23.11.2000 günlü krokide B harfi ile gösterilen 3768,94 m2 yere ait davanın kabulüne, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü de davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, krokide A harfi ile gösterilen bölümün Fırtına Deresi'nin etkin sahası olduğu jeolog bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklanmış bulunduğuna göre, bu yer hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde Kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün redde ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Hükmün kabule ilişkin bölümüne ait Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz bölümünün davacı ve muris babasının dava tarihinden geriye doğru 60 seneye yakın bir zamandan beri sebze bahçesi olarak tasarruf ettiklerini, 3-5 seneden bu yana Hastaş İnşaat Şirketinin kum ocağı olarak kullanıldığını, yüzeyinin mıcır ve dolgu malzemesi ile kaplı olduğunu, ayrıca dere ile olan sınırında da tahkimat yapıldığı açıklanmıştır. Ziraatçi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazın daha önce tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, keşif tarihinden 3 yıl önce Hastaş İnşaat Şirketince mıcır işletme tesisi ve çalışma alanına dönüştürüldüğü, bu nedenle taşınmazın dere ile ilgisinin kesin olarak belirlenemeyeceğini açıklamış, jeolog bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda da; dava konusu taşınmaz üzerinde inşaat şirketine ait tesis bulunduğu, bu nedenle arazinin doğal durumunun bozulup mıcır ve dolgu malzemesi ile tesfiye edilmiş olduğu açıklanmıştır. Bir yerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tapuya tesciline karar verilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliğiyle kazanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Teknik bilirkişilerin birbirini doğrulayan rapordaki açıklamalara göre; taşınmazın inşaat tesis alanı olduğu, üzerinde mıcır ve dolgu malzemelerinin yer aldığı, bu nedenle doğal durumunun bozulduğu, dere ile bağlantısını kesmek içinde tahkimat yapıldığı açıklanmıştır. Az öncede açıklandığı gibi; taşınmazın büyük bölümü Fırtına Deresi'nin aktif yatağı olan bir yer olup, bu yer hakkındaki dava reddedilmiştir. Davacı adına tesciline karar verilen bölümün derenin etki alanı ve yatağı dışında kalan bir yer olduğu kesin olarak belirlenmemiş, sadece insan eliyle yapılan tahkimatla dereyle bağlantısının kesildiği bildirilmiştir. Taşınmaz mıcır ve dolgu malzemeleriyle kaplı olduğu için kültür arazisi niteliğinde olduğu da belirlenmemiştir. Bu olgular karşısında, davanın kanıtlanmış olduğu kabul edilemez. Taşınmazın tümü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bir bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı davacıya ait 4.960.000. lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 25.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy