(4721 S. K. m. 716)
Dava: Davacı-karşı davalı M., dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen bir parça taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini ve uyuşmazlık konusu taşınmaza davacının elatmasının önlenilmesine ve Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı O. Belediyesi yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davacının açtığı tescil davasının kabulüne, davalı-karşılık davacı Hazinenin açtığı men'i müdahale, kal ve tescil davasının reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı-karşılık davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı M., satın alma ve eklemeli zilyetliğe dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir Davalılardan Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davacının açtığı tescil davasının reddine, dava konusu yerin Hazine adına tapuya tescil edilmesine, davacının taşınmaz üzerine yaptığı evin yıkılmasına ve bu yere davacının elatmasının önlenilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Uyuşmazlık konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının tespiti yönünden yapılan inceleme ve araştırma noksandır. Bu maksatla ve taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi açısından, uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu dava dışı 706, 707, 708 ve 709 parsellere uygulanan 1940 tarih ve 25 numaralı tapu kaydı ile yine dava konusu taşınmaza komşu dava dışı 341 ve 345 parsellere uygulanan 9 ve 10 tahrir numaralı vergi kayıtlarının taşınmaz başında yapılacak keşifle usulüne uygun şekilde yerine uygulanarak bu kayıtların nizalı taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesine çalışılması, bölgeye ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının getirtilip uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulması gerekir. Kadastro Müdürlüğünün dosya arasında bulunan cevabi yazılarına göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1956 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı, ancak bu çalışmalar sırasında taşınmazın tespit dışı bırakılıp bırakılmadığının, bırakılmış ise hangi tarihte ve ne sebeple tespit dışı bırakıldığının bilinemediğinin bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş: Uyuşmazlık konusu taşınmazın 1956 yılında yapıldığı ileri sürülen kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılıp bırakılmadığının, bırakılmış ise hangi tarihte ve ne sebeple tespit dışı bırakıldığının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden sorulup araştırılması, bilinememe sebebinin nereden kaynaklandığı hususu üzerinde durulması, dosya arasında bulunan pafta örneğinde taşınmazın nasıl bir işleme tâbi tutulduğu anlaşılamadığından bölgeye ait okunaklı ve orijinal pafta üzerinde uzman teknik bilirkişiler marifetiyle gerekli inceleme yaptırılarak orijinal paftada taşınmazın nereye isabet ettiğinin pafta üzerinde işaret ettirilmesi ve niteliğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekir.
Sonuç: Davalı- karşılık davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy