(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17) (1086 S. K. m. 85)
Dava: Adıgüzel Yıldırım ile Hazine ve dahili davalı Bereketli Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yazıhan Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.11.2001 tarih ve 33-143 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 513 parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile kendisi adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava, 513 parsel s. taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve tescili isteğiyle açılmıştır. Davacı 19.6.2001 günlü oturumda, dava konusu yerin 513 parsel olmayıp bitişiğindeki taşlık alan olduğunu, imar-ihya sebebiyle bu kısmın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece 3402 s. Kadastro Yasasının 14. ve 17. ve MK. nun 639/1. maddesinde koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu halde dava konusunun değiştiği, sair bir deyişle davacının tapu iptal ve tescil davasına konu olan taşınmaz yerine başka bir taşınmazın yürürlükten kaldırılan MK.nun 639/1., 1.1.2002 gününde yürürlüğe giren TMK.nun 713/1. maddesi hükmü uyarınca tapuya tescilini istediği anlaşılmaktadır. Davacının bu beyanı HUMK. nun 85. maddesine uygun şifahi ıslah niteliğinde olup, bu gibi hallerde üç gün içerisinde yeni bir dava dilekçesi verilmesi gerekir, aksi durumda aynı Yasanın 88. maddesi hükmü uyarınca davanın iptal edilmesine karar verilir ve 89. maddesi hükmüne göre de; iptal gününden itibaren üç ay içerisinde yeniden dava açılmadığı takdirde, davacı davasından feragat etmiş sayılır. Mahkemece, davacının davasını kamilen ıslah etmek istediği dikkate alınmadan ve usulüne uygun bir ıslah yapılmadığı durumda taşınmazın tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacı 19.6.2001 günlü oturumdaki açıklamalarıyla davanın ıslahını amaçladığına göre, kendisine yeni bir dava açması için kanunda ön görülen süre ve imkanın tanınması, süresinde dava açmadığı takdirde, davanın iptalinin ve davadan feragat etmiş sayılması gerekeceğinin düşünülmesi, usulüne uygun bir ıslah yapıldığında tarafların iddia ve savunmaları ile toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA 10.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy