(3402 S. K. m. 12)
Dava: Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki bulundukları 184 sayılı parselin doğusunda bulunan tespit harici yerin adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir.
Hazine davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava konusu yerin, davacılara ait 184 nolu parselin doğusunda bulunduğu, paftasında yol olarak gösterildiği, ancak yapılan keşif ve uygulamada dava konusu edilen yerin yolla davacılara ait parsel arasında kalan yer olduğu, bu yerin yolla alakasının bulunmadığı teknik bilirkişi raporu, mahalli bilirkişi ve şahitlerin beyanlarıyla sabit olmuştur. Zirai bilirkişi de 184 nolu parselin doğusunda bulunan ve teknik bilirkişilerce A ve B harfleriyle gösterilen yerin 184 parselle bir bütün olup, üzerinde kiraz ağaçlarının bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece tespitin kesinleşmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden ve ayrıca dava konusu taşınmazın yol boşluğu niteliğinde bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesine göre tespiti yapılıp tutanağa bağlanan parsellerde,tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren, tutanakta belirtilen haklara ve sınırlandırmalara 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Dava konusu yerle ilgili tutanak tanzim edilmediğine göre hak düşürücü süreden bahsedilemez. Ayrıca, taşınmazın yol boşluğu olduğu da belirlenememiştir. Aksine, çok eskiden beri 184 parselle bir bütün olarak kullanıldığı, davacılar yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 3.240.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy