(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Mehmet Çelik ile Atabakan Köyü Muhtarlığı ve Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Doğubeyazıt Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.3.2002 gün ve 44/62 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Mehmet Çelik, dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen bir parça taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 17225 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tescil edilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine vekili, tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava MK.nun 639/1.(TMK./713/1) maddesine dayalı tapusuz taşınmazın tapuya tescil istemine ilişkindir.Bu tür davalarda taşınmazın tapuya tescil edilebilmesi için diğer edinme koşullarının yanında tapuda kayıtlı olmaması da gerekir. Eldeki davada uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının bildirilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı gönderilmiş ise de, Tapu Sicil Müdürlüğünce verilen cevap hükme yeterli bulunmamaktadır. Keza davacının senetsizden zilyetlik yoluyla başka taşınmazlar edinip edilmediğinin araştırılması için Doğubeyazıt Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmış ise de, cevabi yazıda dava konusu taşınmazın bulunduğu Atabakan köyünde kadastro çalışmaları yapılmadığından davacının bu yolla taşınmaz edinip edinmediğinin, bilinemediğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; davacı Mehmet Çelik'in belgesizden taşınmazlar edinip edinmediğinin, edinmiş ise, edinme tarihlerinin ve edindiği miktarlarının İlçe Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması, bundan ayrı uyuşmazlık konusu taşınmazın mevkii ve sınırları da gösterilmek suretiyle nizalı taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının taşınmazın 3083 sayılı Kanun uyarınca sulu ya da kuru nitelikte olup olmadığının DSİ'den sorulup araştırılması, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy