(743 S. K. m. 639)
Dava: Hazine ile Yusuf Kahyalar ve müşterekleri aralarındaki iade-i muhakeme davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Adana 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.06.2001 tarih ve 244-421 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Hazine vekili ile bir kısım davalılar Yusuf Kahyalar ve müşterekleri vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunan davacı Hazine vekili, Adana Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilmiş bulunan 17.05.1994 tarih ve 1994/30 esas, 1994/412 karar s. kesinleşmiş hükmün yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasına, davalılar adına tapuya tescil edilen Adana ili, Bayramhacılı Köyü'nde bulun 345 ve 346 parsellerin DSİ kamulaştırma alanı içinde kalan bölümlerine ait tapu kayıtlarının iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; isteğin kabulüne, 345 no.lu parselin krokisinde A harfi ile gösterilen 24.447 m2, 346 parselin de A harfi ile gösterilen 7.053 m2'lik bölümlerine ait tapu kayıtlarının iptal edilmesine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ait bölümü davalılar vekili, aleyhe olan bölümü davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, Hazine aleyhine olan hüküm bölümünün bozulmasını istemiştir. 345 ve 346 parseller şimdiki davanın davalıları olan gerçek kişiler tarafından Hazine ve Bayramhacılı Köyü aleyhine MK. nun 639/1. maddesine dayanılarak açılan tescil davası sonunda tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. Yargılamanın yenilenmesi isteği üzerine dava konusu parsellerin başında yapılan keşiflerde DSİ kamulaştırma alanı içinde kalan ve baraj göl suları maksimum su kodu altında kalan yerler uzman bilirkişiler aracılığıyla belirlenmiş ve teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmiştir. Bilirkişilerce belirlenen bu taşınmaz bölümlerine ilişkin kayıtların iptal edilmesine karar verilmiştir. Bu açıklamalar karşısında davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 345 ve 346 parseller, Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.1994 gün, 1994/30 esas, 1994/412 esas ve karar s. kesinleşen hükmüne dayanarak tapuya tescil edilmişlerdir.
Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunan davacı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinin DSİ kamulaştırma alanı ve baraj, göl sularının maksimum su kodu altında kalan yerler olduğu, ayrıca kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve uzman bilirkişi raporlarındaki açıklamalar gözönünde tutularak teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 05.04.2000 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 345 parselin 24.447, 346 parselin de 7.053 m2'lik bölümlerine ilişkin tapu kayıtlarının iptal edilmesine karar verilmiştir.
Hemen belirtme gerekir ki; kamulaştırılan veya kamu hizmetine tahsis edilen bir taşınmazın özel mülkiyet biçiminde tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Bundan ayrı, baraj göl suları altında kalan bir taşınmaz kamu emlaki niteliğini almış olacağından, böyle bir yerin kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi de mümkün değildir. Mahkemece, taşınmazların nitelikleri gözönünde tutularak benimsenen bu gerekçeler Yasaya uygundur. Ne var ki; yargılamanın yenilenmesi yoluyla kesinleşen bir hükmün ortadan kaldırılması ve bu hükme dayanılarak tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptal ve terkinine karar verilebilmesi için Kanunda yazılı nedenlerden birisinin bulunması gerekir. Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HUMK. nun 445. maddesinde s. olarak belirtilmiştir. Davacı Hazine vekilinin ileri sürmüş olduğu sebepler anılan maddede düzenlenen sebeplerin hiçbirisine uymamaktadır. Hal böyle olunca, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kesinleşen bir hükmün ortadan kaldırılması ve tapu kayıtlarının iptal edilmesine karar verilmesi mümkün olmaz. Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin bulunup bulunmadığı gözönünde tutulmaksızın taşınmazların belirlenen niteliklerinden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve 3.250.000 TL. peşin harcın istem halinde davalılara iadesine 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy