(743 S. K. m. 931, 932) (4721 S. K. m. 1023, 1024) (3402 S. K. m. 34) (1086 S. K. m. 186, 237, 258, 259)
Dava ve Karar: Duran Aydın ile Dudu Aydın ve Abdulkadir Yıldız aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kabulüne dair İncesu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.11.2001 tarih ve 67/204 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalılar taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu 140 ada, 6 no.lu parselin ortak muris babalarından geldiğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının 1/3 oranında iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine karşın davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, kazandırıcı zaman aşımı ve zilyetliği ile muristen intikal sebebine dayalı miras payına ve mülkiyetin aktarılmasına ait tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, dava konusu taşınmazın babasından geldiğini, 3 mirasçısı arasında babasının ölümünden sonra taksim edildiğini, dava konusu parselde her 3 mirasçıya ilişkin paylaşım sonucu düşen taşınmaz bölümünün olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında parselin Hazine adına tespit edildiğini, kardeşinin eşi davalı Dudu Aydın tarafından yapılan itiraz üzerine İncesu Kadastro Mahkemesinin 06.11.1997 tarih, 1997/216-175 s. ilamıyla açılan kadastro tespitine itiraz davasının kabulüne ve taşınmazın Dudu Aydın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, Dudu'nun daha sonra yargılama sırasında sair davalı Abdulkadir Yıldız'a sattığını belirterek, 1/3 oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı Dudu Aydın, temyiz dilekçesinde iddianın yerinde olmadığını, taksim sonucu taşınmazın tamamının eşine düştüğünü ve eşinden kendisiyle çocuklarına intikal ettiğini, kadastro tespitine itiraz davasını tek başına açtığını ve lehine sonuçlandığını, daha sonra kendi köylülerinden Abdulkadir Yıldız'a sattığını, ortada muvazaalı bir durumun bulunmadığını, davanın reddini, sair davalı Abdulkadir Yıldız ise; iddianın doğru olmadığını, taşınmazı tapuda satın aldığını, muvazaalı bir durumun bulunmadığını, Dudu'nun taşınmazı satışa çıkarması üzerine ihtiyacı sebebiyle satın aldığını, kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu 140 ada, 6 no.lu parselin tamamının muris Hacı Alpal'ın (Hacı Aydın) ölümünden sonra 3 mirasçısının kendi aralarında yaptıkları taksim sonucu davalı Dudu Aydın'ın eşi ölü Mustafa Aydın'a düşüp düşmediği ya da bu parselin 3 mirasçı görünen Duran, Bayram ve Dudu'nun eşi Mustafa arasında taksim edilerek her birine bir bölümün düşüp düşmediği yani taksimin ne biçimde yapıldığı konusuna ilişkindir. İncesu Kadastro Mahkemesinin yukarda gün ve sayısı verilen hükmün 17. Hukuk Dairesince onandığı, davacısının Dudu Aydın, davalısının ise, Hazine olduğu muris Hacı Aydın'ın sair mirasçılarının bu davada yer almadığı, gelen kadastro mahkemesinin dosyası ile dava dosyası kapsamından anlaşıldığı, bu bakımdan Kadastro Mahkemesinin bu hükmünün HUMK. nun 237 ve 3402 s. Yasanın 34. maddesi uyarınca davacı Duran Aydın ve muris Hacı Aydın'ın sair mirasçıları açısından kesin hüküm unsurlarını taşımadığı açıktır. Bu yönüyle Kadastro Mahkemesinin hükmü davacı açısından bağlayıcı değildir. Dava, önce tapu maliki Dudu Aydın'a karşı açılmış ve yargılama sırasında taşınmazın Dudu Aydın tarafından Abdulkadir Yıldız'a 05.01.2001 gününde satılması üzerine, bu sefer Duran Aydın tarafından Abdulkadir Yıldız'a karşı ayrı bir dava açılmak suretiyle daha sonra her iki dava birleştirilerek mahkemece yargılamanın yapıldığı ve bu durum karşısında davacının HUMK. nun 186. maddesi uyarınca tercih hakkını mülkiyetten yana kullandığı anlaşılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde davanın görüldüğü sırada yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, 6 no.lu parselin tamamının taksim sonucu Dudu'nun eşi Mustafa'ya düştüğü belirlenmiştir. Dava dosyasında yapılan keşifte ise, 6 no.lu parselin tek başına Mustafa'ya düşmediği, murisin 3 mirasçısı arasında bölüşüldüğü ve taksim edildiği, üçünün de bu taşınmazda payının bulunduğu, taksimin bu biçimde yapıldığı açıklandığına göre; mahkemenin kadastro dosyasında ve dava dosyasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Öncelikle, taksimin ne biçimde yapıldığı, yapılan taksim sonucu 6 no.lu parselin tamamının Dudu'nun eşi Mustafa'ya düşüp düşmediği, aynı parselde 3 mirasçı arasında taksimin (bölüşme) yapılıp yapılmadığı ve muristen gelen taşınmazların ne biçimde taksim edildiği, kime nerelerin düştüğü konusunda yeniden keşif yapılmak suretiyle, HUMK. nun 258 ve 259. maddeleri göz önünde bulundurularak yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın başında dinlenmeleri, açıklanan bu hususların aydınlığa kavuşturulması, öte yandan yargılama sırasında taşınmazı satın alan Abdulkadir Yıldız'ın MK. nun 931 (1023) ve 932 (1024) maddeleri uyarınca iyi veya kötü niyetli olup olmadığı hususu üzerinde durulması, bu konuda taraflara süre ve imkan tanınması, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekir. Davalıların temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve 4.960.000.-lira peşin harcın istem halinde temyiz edenlere iadesine 28.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy