(3402 S. K. Geç. m. 4) (3303 S. K. m. 3) (492 S. K. m. 13)
Dava: Mehmet Gökdemir ve İbrahim Gökdemir ile Hazine ve Kozlu Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında; Hazinenin talebinin kabulüne, Belediye Başkanlığının talebinin reddine dair Zonguldak 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.12.1989 tarih ve 669/871 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 41 ada 30 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili, tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsele ilişkin kadastro tutanağında Ayşe Gökdemir'e ilişkin olduğu, ancak Kömür Havzası dahilinde kalması sebebiyle Hazine adına tesbit edilmiş, tutanak ve ekleri komisyona tevdi edilmiştir. Komisyonca da, 29.12.1953 gününde tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, üzerindeki muhtesatın şagiline ilişkin olduğunu hüküm beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş ve tutanak 9.4.1956 gününde kesinleşmiştir. Davacı, tespitten önceki sebebe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu parsel, 2613 sayılı Yasaya göre, Kömür Havzası dahilinde kalması sebebiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Dava, 10.10.1987 gününde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın geçici 4/3 maddesinde belirtilen 1 senelik hak düşürücü sürenin bitim tarihinin tatil tarihine denk gelmesi sebebiyle 11.10.1988 gününde süresinde açılmıştır. Davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişen itirazları yerinde bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın tescil gününden geriye doğru davacı ve miras bırakanı tarafından önce bahçe ve tarla, daha sonra da, ev ve bahçe yeri olarak kullanıldığı yerel bilirkişi ve tanıklar özellikle 1943 doğumlu tanık Mehmet Köroğlu tarafından ifade edilmiş bulunduğuna, Kömür Havzası dahilinde bulunan taşınmazların iktisap yasağı 1986 gününde yürürlüğe giren 3303 sayılı kanunla kaldırılmış bulunduğuna göre, davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Anılan Yasanın 3. maddesi hükmüne göre taşınmaz altında bulunan madenler Devlete ilişkin olacağı belirtilmiş ve hüküm fıkrasında bu yön belirtilmemiş ise de, madenlerin Devlete ilişkin olduğu Yasa hükmü gereği olduğundan ve bu husus infaz sırasında doğrudan doğruya göz önüne alınacağından bu yön eksik kabul edilerek bozma nedeni sayılmamıştır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 06.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy