(3402 S. K. m. 14, 17) (743 S. K. m. 499)
Halil Karaoğlan ile Hazine ve Türkler Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Alanya 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.6.2001 gün ve 257/406 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla,dosya incelendi,gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili, tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesi hükümlerine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Kadastro Müdürlüğü'nün karşılık yazısında taşınmazın bulunduğu yerde 1957 senesinde kadastro çalışmalarının geçtiği, taşınmazın hangi sebeple tespit dışı bırakıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı bildirilmiştir. Kadastroca düzenlenen paftada dava konusu taşınmaz Devlet ormanı olarak gösterilen bölümde bırakılmıştır. Ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmazın 1988 yılında kesinleşen orman sınırlama hattının dışında kalan orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Ormancı bilirkişinin raporuna göre; dava konusu taşınmaz orman sayılmayan bir yerdir. Mahkemece, yerel bilirkişi ve tanık sözleri göz önünde tutularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve mevcutsa dayanak belgeler getirtilip göz önünde tutulmamıştır. Paftada geçen 98, 99 ve 100 parsellere ait kadastro tutanakları ve mevcutsa dayanak belgeleri getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması, bu belge ve uygulamaya göre taşınmaz yönünün ne suretle gösterildiğinin belirlenilmesine çalışılması dava tapusuz taşınmazı tescili isteğine ilişkin bulunduğuna göre, böyle bir yerin tapuya tesciline karar verilmesi için tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Mahkemece taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Az önce de açıklandığı üzere; TMK. nun 713/1. maddesinde belirtilen tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda davacı yargılama giderleri ve harçtan sorumlu olup, taşınmazın belirlenen değeri üzerinden geriye kalan harcın davacıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken, davalıların sıfatı göz önünde tutularak harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olması da kanuna aykırıdır. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy