(3402 S. K. m. 16/A)
Dava: Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürlüğü ile Kumluca Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ulus Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.11.1999 gün ve 17/124 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Belediye Temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla,dosya incelendi,gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Türkiye Diyanet Vakfı vekili, 141 ada 6 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edeni vakıf adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Belediye Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacı vakıf vekili, kabule ilişkin bölümü davalı Belediye Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vakıf vekili, Köy Tüzel Kişiliğince bağışlanan 4800 m2 yerin tapu kaydının iptal ve tescilini istemiştir. Mahkemece de istek dikkate alınarak 4823,28 m2 yerin tapu kaydının iptali ile davacı vakıf adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Görüldüğü üzere; istekten fazlaya hükmedilmiş bulunmaktadır. Taşınmazın diğer bölümleri hakkındaki davanın reddi doğrudur. Bu nedenle,davacı vakıf vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından REDDİNE,
Davacı vakıf vekili,uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün Kumluca Köyü Muhtarlığınca 1982 yılında vekil edeni vakfa bağışlandığını, üzerine kur'an kursu ve cami inşa edildiğini, kadastro çalışmaları sırasında bu durumun gözden kaçırılarak taşınmazın davalı Belediye adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 4800 m2 yere ait tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünü kapsayan 141 ada 6 parsele ait kadastro tutanağında; taşınmazın öncesi itibariyle Kumluca Köyü Tüzel Kişiliği zilyetliği altında bulunduğunu, 1989 yılında Belediye teşkilatının kurulması üzerine bu yerin Belediyeye geçtiği açıklanarak 16.11.1994 tarihinde 3 katlı kargir bina, cami ve bahçesi niteliğiyle Kumluca Belediyesi Tüzel Kişiliği adına tapuya tescil edilmiştir. Hemen belirtelim ki köye ait bir taşınmazın köy muhtarı tarafından tek başına bağışlanması mümkün bulunmamaktadır. Yapılan inceleme, yerel bilirkişi,tanık sözleri ve uzman bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmaz bölümünün üzerinde, kargir bina ve caminin bulunduğu ve halen bu amaçla kullanıldığı bildirilmiştir. Taşınmazın, kadastro tutanağında ve yapılan uygulama ile belirlenen niteliğine göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde belirtilen hizmet mallarından olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür yerler Hazine, Kamu Kurum ve Kuruluşları, İl, Belediye, Köy veya Mahalli İdare Birlikleri Tüzel Kişileri adına tespit olunur. Taşınmazın niteliği gözönünde tutularak kadastroca yapılan tespit işlemi doğru olmaktadır. Üzerinde cami bulunan bir yerin kanunda belirtilen kurum ve kuruluşlar dışında gerçek veya tüzel kişiler adına tapuya tescili mümkün olmaz. Taşınmazın belirlenen bu niteliği gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Belediye Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 750.000.000 lira peşin harcın istek halinde Belediye Başkanlığına iadesine 20.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy