(1086 S. K. m. 73, 237)
Dava: Abdullah Kılıç ile Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Espiye Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.12.2000 tarih ve 153-273 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.04.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü Hazine vekili Avukat Aynur Sökmen ile Orman Genel Müdürlüğü vekili Avukat Zeynep Aksu geldiler. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Bir kısım eksikliklerden dolayı mahalline iade edilen dosya tamamlanıp geri çevrilmekle, incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Abdullah Kılıç miras ortaklığının temsilcisi, 218 ada, 9 parselin tapu kaydının iptali ile Abdullah Kılıç mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi ve davalı Orman Genel Müdürlüğü vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ortaklık temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Espiye Kadastro Mahkemesinin 04.07.1997 tarih ve 1993/11 esas, 1997/11 karar s. kesinleşen hükmü incelenmekte olan dava bakımından kesin hüküm sayılarak bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Kesinleşen Kadastro Mahkemesine açılan dava Halil İbrahim Yener ve İbrahim Yener ile Hazine ve Orman İdaresi arasında geçmiş, sonuçta verilen Yukarda gün ve sayısı yazılı hükümle taşınmazın orman sayılan yerlerden olması sebebiyle orman olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu hüküm davacıların temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak karar düzeltme isteği reddedilmek suretiyle 11.04.1999 gününde kesinleşmiştir. Bir hükmün HUMK. nun 237. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm sayılabilmesi için, her iki davanın taraflarının, konusu ve sebebinin aynı olması gerekir. İncelenmekte olan olaydaki davacılar, Kadastro Mahkemesinde taraf durumunu almadıkları için, taraf birliği koşulu gerçekleşmemiş olmaktadır. Bu nedenle, mahkemenin anılan hükmü uyuşmazlığın çözümünde kesin hüküm olarak kabul etmiş olması doğru değildir. Ne var ki; dava konusu parselin orman olduğu hükmen belirlenmiş bulunduğuna göre, kesinleşen bu olgu davacı Abdullah Kılıç miras ortaklığı bakımından güçlü delil teşkil eder. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm redde ait olup, sonucu itibariyle doğru görülmüştür. Davacı miras ortaklığı temsilcisi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, hüküm gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 97.500.000 TL. Avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil edilen davalı Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekiline verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 3.250.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.710.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 25.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy