(818 S. K. m. 11, 213) (743 S. K. m. 634) (4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60)
Dava: Aslan Tuncer ile Zafer Çubukçu ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Samsun 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.07.2001 gün ve 167/443 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 3344 ada 1 sayılı parselin davalıların murisi Necmettin Cerit adına olan tapu kaydındaki payın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu dışı satın alınan paya dayanılarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, tapuda paydaş bulunan Necmettin Cerit'in payını satın aldığını, ancak Necmettin Cerit'in ölmesi nedeniyle tapuda intikalin yapılmadığını bildirmiştir. Mahkemece, tapulu taşınmazın satışının Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığı ve yapılan satışın bu nedenle geçersiz olduğu görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin red gerekçesi yasaya uygun bulunmaktadır. Gerçekten, tapulu taşınmazların satışları Borçlar Kanununun 213, 11, MK. nun 634 (TMK 706) Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanununun 60. maddesi gereğince Tapu Sicil Müdürlüğünden resmî şekilde yapılması zorunludur. Tapu dışı harici satışlar kural olarak geçersizdir. Ancak, 17.07.2001 tarihli celsede davalı Cafer Çubukcu (Cerit) Leyla Bersenç (Cerit) vekilleri Avukat İsmet Ulaş, bir kısım davalılar vekili Avukat Erdal Eralp kendisine asaleten müvekkillerine vekaleten dosyaya sunduğu 04.05.2001 tarihli dilekçelerinde, davayı kabul ettiklerini açıklamışlardır. Mahkemece, davalılar vekillerinin kabul beyanları nazara alınmadan uyuşmazlık sona erdirilmiştir. Kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına aykırı düşmedikçe davalıların kabul beyanları hukuki sonuç doğurur. Bir kimse adına kayıtlı taşınmazın ferağını tapuda verebileceği gibi, aleyhine açılmış bulunan bir davayı kabul etmesi de mümkündür. Davalı vekillerinin vekaletnamelerinde davayı kabule ilişkin özel yetkisinin bulunup bulunmadığı, ayrıca kabul beyanlarının usulüne uygun olarak dosyaya yansıyıp yansımadığının gözönünde tutulması, kabul beyanları geçerli hukuki sonuç doğuracak ise, uyuşmazlığın ona göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı vekillerinin kabul beyanları gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz isteği bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ve 3.250.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy