(4721 S. K. m. 683)
Dava: Davacı ve karşı davalı Ş. ile davalı ve karşı davacı C. aralarındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair M. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.11.2000 gün ve 254/926 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve karşı davalı Ş. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar karşılıklı olarak açmış oldukları davalar ile dava konusu taşınmaza elatmalarının önlenilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı-davalı Ş. 'in davasının reddine, karşı davacı C.'ın davasının kabulüne, Ş.'in elatmasının önlenilmesine, işgal tazminatı isteğinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-davalı Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Ş. vekili, dava konusu taşınmazın 15.04.1972 günlü satış ve devir senediyle vekil edeni tarafından satın alındığını, davalı C.'in elatmasının önlenilmesine karar verilmesini, davalı C. vekili de taşınmazın davacı Ş. ile vekil edeni tarafından birlikte satın ve devralındığını, kullandıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Aynı yer hakkında daha önce taraflar arasında geçen M. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/922 esas, 1973/537 karar sayılı kesinleşen hükmüyle dava konusu yerin taraflarca birlikte satın ve devralındığı belirlenmiştir. Taşınmazın birlikte satın ve devralındığı ve tasarruf edildiği, karşı davacı C.'ın açmış olduğu, karşı davaya ait dilekçede ve davacı Ş. açmış olduğu davaya karşı vermiş olduğu cevap layihasında açıkça belirtmiş ve bu husus yukarıda esas ve karar numarası yazılı kesinleşen dava dosyası ile de sabit olmuştur.
Bu olgular karşısında davacı Ş.'in yararlanması mutlak olarak önlenilmediğine göre, onun davasının reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön yok ise de, taşınmazın taraflar arasında birlikte mülkiyet durumunda olduğu belirlenmiş bulunduğuna göre, davacı-davalı C.'ın payına elatmanın önlenilmesine karar verilmesi gerekirken taşınmazın tümüne elatmanın önlenilmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı - davalı Ş. vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile karşı davacı C.'ın açtığı elatmanın önlenilmesi davasının kabulüne ilişkin hüküm bölümünün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA. 5.630.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy