(4721 S. K. m. 640, 702)
Dava: Halis ile Hazine, E Köyü Muhtarlığı, Şükrü ve müşterekleri aralarındaki tescil davasından dolayı;davacı Halis'in davasının açılmamış sayılmasına,dava konusu taşınmazların Rasim ve Şükrü adına eşit olarak tesciline dair T. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.10.2001 gün ve 178/177 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Halis,dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı 3 kıt'a taşınmazın mirasçılık belgesindeki payı oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili,davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Şükrü ve Rasim vekili, dava konusu taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Diğer davalılar, yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, davacı Halis'ın davasının açılmamış sayılmasına, dava konusu taşınmazların davalı Rasim ve Şükrü adına eşit olarak tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Halis,uyuşmazlık konusu taşınmazların kendisi ile davalı gerçek kişilerin miras bırakanı Köle oğlu Hüseyin'den kaldığını,terekesinin henüz taksim edilmediğini ileri sürerek payı oranında tescilini istemiş,daha sonra davayı takip etmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Miras bırakan Köle Oğlu Hüseyin'in ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tâbi olup,elbirliği ile mülkiyette mirasçıların belli pay veya payları olmadığı için, taşınmazların pay oranında tescili istenilemez. Dava, miras ortaklığı adına açılmamış bulunduğuna,diğer mirasçıların davaya muvafakat ve katılmaları da sağlanmamış bulunduğuna göre bu şekilde açılan bir dava sonunda bir mirasçının payı oranında tescile karar verilmesi mümkün olmaz.
Davalı olarak gösterilen Şükrü ve Rasim vekili, 24.1.2001 günlü cevap layıhası ile Köle oğlu Hüseyin'in diğer mirasçılarının paylarını 1940 ve 1962 yıllarında vekil edenlerine satıp devrettiklerini ileri sürerek taşınmazların vekil edenleri adına eşit olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı Şükrü ve Rasim'in savunmalarının kanıtlandığı,diğer mirasçıların dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalılara devrettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Rasim in usulüne uygun olarak bir dava ve istekleri bulunmamaktadır. Gerekli dava harçları alınmadığı için 24.1.2001 günlü cevap layıhasının karşı dava dilekçesi olarak da kabulü mümkün bulunmamaktadır.Usulüne uygun istek bulunmadan dava konusu taşınmazların davalı Şükrü ve Rasim adına tapuya tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün tescile ilişkin bölümünün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA 17.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy