(3402 S. K. m. 16/A)
Safiye Çelebi ve müşterekleri ile Yeşilyurt Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Hendek Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.02.2002 gün ve 410-44 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Davalı Yeşilyurt Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar,108 ada 35 parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Yeşilyurt Belediye vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında; tapu ve vergi kaydına rastlanılmayan işbu taşınmazın kadimden beri Kurtköy Tüzel Kişiliğince mezarlık olarak kullanılmakta olan yerlerden olduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından beyan edilmesi üzerine 16.11.1989 tarihinde tarla niteliğiyle Kurtköy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, 19.11.1992 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra 11.08.1998 tarihinde tashihen Yeşilyurt Belediye Tüzel Kişiliği adına yazılmıştır. Davacılar, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1977 yılında vefat eden miras bırakanları Mehmet Çelebi'den kaldığını, tespit maliki Kurtköy Tüzel Kişiliği ile daha sonra teşkil edilen Yeşilyurt Belediye Tüzel Kişiliğinin bu yerde herhangi bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar; bu yerin davacıların miras bırakanı Mehmet Çelebi'ye ait olduğunu, taşınmazın sulak yerlerden olması nedeniyle bir süre ekilip biçilmediğini, bu nedenle taşınmaz üzerinde orman örtüsünün oluştuğunu, köy ve belediyeyle ilgisinin bulunmadığını, davalı tanığı Eşref Koz; taşınmazın eski maliklerinden Ahmet'in 1 dönüm kadar yeri köye mezarlık olarak bırakacağını bildirdiğini anlatmışlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacılara miras yoluyla intikal eden bir yer olduğu ve mülkiyetinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde Kanuna aykırı bir yön yok ise de, mahkemece kadastro tutanağındaki açıklamalar gözönünde tutularak araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Az önce de açıklandığı üzere, tutanakta taşınmazın Kurtköy Kadim mezarlığı olduğu açıklanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesi hükmüne göre, mezarlıklar, hizmet mallarından olup, ilgisi bakımından Hazine, kamu kurum ve kuruluşları ile il belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzel kişiliği adlarına tespit olunacağı belirtilmiştir. Bu tür yerlerin, özel mülkiyet şeklinde tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Anılan maddedeki tescil hizmet mallarının aidiyeti bakımından yapılan bir işlem olup, sicilin esasını oluşturan tespit ve tescil niteliğinde değildir. Mahkemece, taşınmazın niteliği araştırılmadan, özellikle faal mezarlık olup olmadığı veya öncesi itibariyle mezarlık olup da terkedilen yerlerden bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlenmeden, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davalı Belediye vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA ve 21.400.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy