(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Mehmet Görgün ile Hazine ve Kestel Belediye Başkanlığı aralarındaki dava hakkında Alanya 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.06.2000 tarih ve 98-463 sayılı hükmün Dairenin 10.12.2001 gün ve 8319-9035 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı tarafından Hazine ve Kestel Belediye Başkanlığı aleyhine açılan tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece onanmıştı. Hazine vekili tarafından süresinde verilen 15.02.2002 günlü karar düzeltme dilekçesiyle, onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Dava, tapusuz taşınmazların TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri hükümleri uyarınca tapuya tescili isteğine ilişkindir. Tescil konusu taşınmazların tespit dışı bırakıldığı tarihten sonra davacının miras bırakanı ve babası tarafından para ve emek sarf edilmek suretiyle imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiği, ihya olgusunun tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği, Kadastro Kanununun 17. maddesindeki tüm olumlu ve olumsuz koşulların oluştuğu belirlenmiş bulunduğuna göre, aşağıda belirtilen husus dışında davanın kabulüne karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön yoktur. Tespit konusu taşınmazların yüzölçümü 89.678 m2'dir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre, zilyetliğin bu kanunda belirtilen belgelerden hiçbirisi ile isbatı yoluna gidilemeyen hallerde zilyedin aynı çalışma alanı içerisinde kazanabileceği miktar sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Taşınmazlar aynı çalışma alanı içerisinde olup, toplam miktarı göz önünde tutularak kuru ve sulu niteliğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece, bu husus merciinden sorulmamıştır. Ziraatçi Uzman Bilirkişi Hüseyin Şahin tarafından düzenlenen 04.07.1994 günlü raporda, taşınmazların 3083 sayılı Kanuna göre kuru tarım arazisi olduğu açıklanmış ise de, 11.05.1994 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi Şükrü Uslu, taşınmazların daha önce DSİ. kanalından alınan su ile sulandığını bildirmiştir. Bu durum göz önünde tutularak, taşınmazların 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devletçe sulanan yerlerden bulunup bulunmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve DSİ.'den sorulması gerekmektedir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken ziraatçı uzman bilirkişinin beyanları göz önünde tutularak onanmış olması doğru değildir. Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile Dairenin 10.12.2001 gün, 2001/8319-9035 esas ve karar sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 13.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy