(818 S. K. m. 213) (4721 S. K. m. 677, 706) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60) (3402 S. K. m. 13)
Dava: Bekir Karateke ile İbrahim Karateke aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Dalaman Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.09.2001 gün ve 29-221 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 141 ada, 4 nolu parselin davalı adına kayıtlı bulunan payın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras payının devrine dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı, 141 ada 4 nolu parselde İbrahim Karateke'ye ait payı devraldığına ilişkin tarihsiz senede dayanmaktadır. Davalı ise, senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte yeri devretmek için imzalamadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, tapulu taşınmazların satışlarının BK.213. maddesi uyarınca resmi şekilde yapılması gerektiği, harici satışın geçersiz olduğu görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak tapulu taşınmazların satışı, BK.nun 213. TMK.nun 706, Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi gereğince resmi şekilde yapılması gerekir. Bunun istisnası 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesine dayalı satışlar olmaktadır. Davacı ile davalı arasında yapılan anlaşma senedi kapsamı gözetildiğinde yapılan işlem TMK.nun 677. maddesi uyarınca miras payının devri niteliğindedir. Taraflar arasında anlaşmanın yapılması ve imzalanması ile işlem tamamlanmış olur. Ayrıca taşınmazın fiilen teslimine gerek bulunmamaktadır. Senedi imzalayan tanıklar Nebi Erol ve Kerim Uslu senet kapsamını doğrulamışlardır. Davalı da 05.04.2001 tarihli yargılama oturumunda senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, tanık beyanları, olayın gelişimi gözetildiğinde miras payının devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu ve yapılan bu sözleşmenin TMK.nun 677. maddesi kapsamında miras payının devri niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Anılan madde uyarınca miras payının devrine ilişkin sözleşmeler yazılı şekilde yapılması yeterlidir. Bu bakımdan satışın resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla, olayda BK.nun 213, TMK.nun 706, TK.nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Mahkemenin bu yöndeki gerekçesi hukuki yanılgıya dayalıdır. O nedenle yapılan satışın miras payının devri niteliğinde olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy