(3402 S. K. m. 14)
Dava: H. G. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27.05.2002 gün ve 84/32 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıkların, davacının 1939 yılından bu yana kültür arazisi olarak tasarrufta bulunduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu parselin kadastro tutanağında; Hazineye ait tapu kaydına dayanılarak tespit edildiği açıklanmıştır. Dayanak Hazine tapu kaydı 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca tesis edilmiştir. Mahkemece, Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve mevcutsa dayanakların getirtilip Hazine adına belirtme sebebi üzerinde durulmadığı gibi, belirtme tarihine kadar kazanmayı sağlayan zilyetliğin geçip geçmediği de araştırılıp belirlenmemiştir. Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve mevcutsa dayanak belgeler ile komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgelerin getirtilip dosya arasına konulması, Hazine adına belirtme sebebi üzerine durulması, gerekirse taşınmaz başında yeniden keşif yapılmak suretiyle belirtme tarihine kadar kazanma koşullarının geçip geçmediğinin araştırılıp belirlenmesi, komşu parsellere ait belgelere göre, bu yerin nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, ziraatçı uzman bilirkişiden taşınmazın niteliği hakkında görüş alınması gerekmektedir. Kadastro Kanununun 14. maddesi bakımından da herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Davada Kadastro Kanununun 14. maddesinde belirtilen belgelerden hiçbirisine dayanılmadığına göre, aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden 26.07.1972 tarihinde sonra tespit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden, aynı nedene dayanarak dava açılıp açılmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, ayrıca taşınmazın 3083 sayılı kanun uyarınca sulu veya kuru niteliğinin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına, 10.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy