(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 2)
Dava: Döne Akpınar ile Hazine ve Gümüşkent Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Gülşehir Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 05.12.2001 gün ve 171-429 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından sür esinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu 166 ada 107 parsel kapsamında kalan uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerine ait sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını ileri sürdüğüne ve taksim hakkında bir açıklamada bulunmadığına göre, taşınmazın hangi miras bırakanından kaldığının belirlenmesi, mirasçılık belgesinin istenilmesi, ölüm tarihine göre terekesi elbirliğiyle mülkiyet hükümlerine tabi olup da, davacıdan başka mirasçıların bulunup bulunmadığının belirlendiği takdirde, onların da açılmış olan davaya katılmalarının sağlanması veya muvafakatlarının alınması ya da TMK.nun 640. maddesi hükmü uyarınca miras ortaklığına temsilci tayini suretiyle onun huzuruyla davaya devam olunması gerekir.
İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Hazine Temsilcisinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Davacı, sınırlandırmadan önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayandığına, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı belgelerden hiçbirisine dayanmadığına göre, aynı çalışma alanı içerisinde davacı, miras bırakanı ve diğer mirasçılar adına 26.07.1972 tarihinden sonra tespit ve tescil edilmiş taşınmazların bulunup bulunmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden, Kadastro Müdürlüğünden, aynı sebebe dayanılarak dava açılıp açılmadığının, o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, ayrıca taşınmazın 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devletçe sulanan yerlerden bulunup bulunmadığının sorulup belirlenmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy