(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, dava dilekçesinde yeri ve sınırları gösterilen taşınmazın kendi zilyet ve mülkiyetinde bulunduğunu ileri sürerek, bu yerin mülkiyetinin kendisinde olduğunun tespitine karar verilmesi istemiştir.
Davalılardan, Hazine ve DSİ İdaresi vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine ve DSİ vekilleri taraflarından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verildiğine ve taktirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, teknik bilirkişi M. Sait Gürgöz tarafından tanzim edilen 05.11.2001 günlü krokide yeşil renkle boyalı ve DSİ kanalının geçtiği yere ilişkin davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu kısma ait hüküm bölümünün ONANMASINA,
Davalılardan Hazine ve DSİ İdaresi vekillerinin aynı krokide kırmızı renkle taralı ve A harfi ile gösterilen bölüm ile B harfi ile gösterilen ve sarı renkle boyalı kısma ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Aynı teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde A ve B harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine DSİ İdaresinin herhangi bir elatmasının söz konusu olmadığı ve bu bölümler üzerinde DSİ kanalının bulunmadığı bildirildiğine ve tapuda kayıtlı olmayan bu yerler hakkında davacının herhangi bir tescil isteği de bulunmadığına, tescil davası açma imkanı bulunan hallerde mülkiyetin tespiti isteminde bulunulamayacağına göre, bu bölümler hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine ve DSİ İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün A ve B harfleriyle gösterilen bölümlerinin BOZULMASINA ve 4.960.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 291.608.000.-liranın temyiz edenlerden DSİ Genel Müdürlüğü'nden alınmasına 23.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy