(3402 S. K. m. 12)
Dava: Süleyman Oğuz ve müşterekleri ile Hazine ve Emine Çatlak aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Antalya/Kale Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.01.2002 gün ve 88-6 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, 137 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmü göz önünde tutularak on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında belgesizden 07.03.1986 tarihinde kagir ev niteliğiyle Durmuş oğlu Ali Çatlak adına tespit edilmiş, Hazine, Müze Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğünün itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca yapılan inceleme sonunda; 21.11.1988 gün, 402 sayılı kararla Hazine Temsilcisi ve Orman İşletme Temsilcisinin itirazlarının reddine, Müze Müdürlüğünün itirazının kabulü ile tespitin iptaline, dava konusu parselin 2863 sayılı kanun gereği mülkiyetinin Maliye Hazinesi adına tesciline, kütüğün beyanlar hanesinde Durmuş oğlu Ali Çatlak'ın kullanımındadır. Cümlesinin yazılmasına karar verilmiş, Hazinenin süresinde Kale Kadastro Mahkemesine açmış olduğu zilyetlik şerhinin iptaline ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda; 05.12.1997 gün, 1995/29 Esas, 1997/372 Karar sayılı hükümle zilyetlik şerhinin iptaline, dava konusu parselin komisyon kararı gibi, Maliye Hazinesi adına tesciline, denilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 13.04.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Tespitin hükmen kesinleştiği tarihten 03.08.2001 dava tarihine kadar on yıllık hak düşürücü süre geçmemiştir. Her ne kadar davacılar, taşınmazı tespitten önce Ali Çatlak'tan satın ve devraldığını ileri sürmüşlerse de, yukarıda tarih ve sayısı yazılı Kadastro Mahkemesinin hükmü karşısında davanın süresi bakımından herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin süreden reddine ilişkin gerekçesi yerinde değildir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.960.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy