(6831 S. K. m. 1, 17)
Dava: Fatma ve müşterekleri ile davalı-birleştirilen dosya davacıları Arzı ve müşterekleri, Hazine, Orman İdaresi, G Köyü Muhtarlığı ve müdahil Serap aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair F 2.Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 22.3.200l gün ve 96/100 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili,dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı dört parça taşınmazın vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine;hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacılar miras, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazların miras ve taksim yoluyla davacılara kaldığını, ziraatçı bilirkişi, özel mülkiyet konusu kültür arazisi olduğunu, ormancı bilirkişi de, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklaması üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Orman sınırlandırmasına ait harita ve tutanaklara, ormancı bilirkişi raporuna göre; tesciline karar verilen parseller 21.09.1978 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında, orman sayılmayan orman içi boşluğudur. Taşınmazlar kesinleşmiş orman sınırlandırma haritasının dışında kaldığına göre, 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca, orman sayılmayan yerlerdendir. Orman sayılmayan bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde kazanılması mümkün olabilir. Ne var ki; somut olayda, durum değişiklik arzetmektedir. Taşınmazların dört tarafı Devlet ormanı ile çevrilidir. Bu durumda, orman sayılmayan böyle bir yer hakkındaki uyuşmazlığın 6831 sayılı Orman Kanununun 17. maddesi hükmü gözönünde tutularak çözüme kavuşturulması gerekir. Anılan maddeye göre, orman içi boşlukların kullanılması ve tasarrufu orman aleyhine genişletme kaydedeceğinden ve orman bütünlüğünü bozacağından yasaklanmış, böyle yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu karşısında uyuşmazlığın tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ve 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde Orman İdaresine iadesine 7.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy