(3402 S. K. m. 14)
Dava: Mehmet Kılıç ile Hazine ve dahili davalı Büyükbeşkavak Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.05.2002 tarih ve 476/618 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili ile davalı Hazine Temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Mehmet Kılıç, uyuşmazlık konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 882, 860, 1360, 1365, 1890 ve 881 parseller hakkındaki davanın reddine, 1100 parselin tamamının, 1333 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile davacı Mehmet Kılıç adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hükmün redde ait bölümleri davacı Mehmet Kılıç, kabule ait bölümü davalı Hazine taraflarından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanaklarına göre, 881 ve 882 parseller, 04.03.1963 tarih ve 1898; 1365 parsel 08.01.1980 tarih 3 ve 4; 1100 parsel 04.03.1963 tarih 1920; 1333 parsel aynı gün 2060 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Gün ve sayısı açıklanan dayanak tapu kayıtları 4753 s. Yasa hükümleri uyarınca tesis edilmiştir. Davacı, belirtmeden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, davalı Hazine vekili ile davaya dahil edilen Belediye vekili, 1890 parselin mer'a olduğunu, sair parseller yönünden kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
881 ve 882 parsellere ilişkin 04.03.1963 tarih ve 898 numaralı tapu kaydının iptal ve tescili için davacı Mehmet Kılıç'ın Hazine ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası 1971/607-1804 esas ve karar, 1365 parsel hakkında açılan dava 1971/48 esas, 1972/346 karar numaralı hükümle, 1333 parselin esası olan 04.03.1963 tarih 2060 numaralı tapu kaydının iptal ve tescili için açılan dava sonunda 6200 m2 yere ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, geriye kalan taşınmaz hakkındaki davanın reddine, keza 1110 parsele ilişkin 04.03.1963 tarih 1920 numaralı tapu kaydının iptal ve tescili ile davacı adına tesciline ait 1970/470-1035 esas ve karar s. hükümler temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece, yukarda esas ve karar numarası yazılı kesin hükümler göz önünde tutularak 881, 882, 1365 parseller hakkındaki davanın reddine, 1110 parselin tamamı ile 1333 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile davacı adına tapuya tesciline, kısmen reddine karar verilmiş olmasında Yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacının reddedilen parsellere, davalı Hazine vekilinin de kabul edilen taşınmaz bölümlerine karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
1890 parsel 1962 yılında Toprak Tevzii Komisyonunca mer'a olarak belirtilmiş ve bu belirtmeye dayanılarak 19.09.1986 gününde köy orta malı mer'a olarak sınırlandırılmıştır. Dava konusu parselin mer'a olarak sınırlandırılması üzerine davacı Mehmet Kılıç'ın Kadastro Komisyonuna yapmış olduğu itirazın tetkiki sırasında ileri sürdüğü 1936 gün ve 168 numaralı vergi kaydının bu yere ilişkin olmadığı, hayvan otlatmak suretiyle zilyetliğini sürdürdüğünü bildirmiş, Komisyonca davacının beyanları göz önünde tutularak itirazının reddine karar verilmiş ve tutanak 17.10.1988 gününde kesinleşmiştir.
Davacı, Kadastro Komisyonu önünde yaptığı beyanı ile bağlıdır. Taşınmazın, mer'a niteliğinde bulunduğu ve zilyetliğinin hayvan otlatmak suretiyle geçtiği göz önünde tutularak, bu yer hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde usul ve Yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yukarıdan beri izah edilen sebep ve gerekçelere göre, davacının 881, 882, 1365 ve 1890 parseller ile 1333 parselin reddedilen bölümüne karşı davacının ileri sürdüğü, davalı Hazine vekilinin kabulüne karar verilen 1110 ve 1333 parselin 6200 m2'lik bölümüne yöneltmiş olduğu temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile bu parsellere ait hüküm bölümlerinin ONANMASINA,
860 parsele ait davacının temyiz itirazlarına gelince: Kadastro tutanağına göre, bu parsel de 04.03.1963 tarih ve 1830 numaralı tapu kaydına dayanılarak 15.08.1985 gününde Hazine adına tesbit edilmiştir. Sair parsellerde olduğu gibi, bu parsele ilişkin dayanak tapu kaydı 1962 yılında Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan belirtmeye dayanılarak Hazine adına tesis edilmiştir. Toprak Komisyonunca düzenlenen belirtmede, 1053 parsel numarası ile belirtilen dava konusu taşınmazın üçüncü kişilerin işgalinde olduğu, ancak, kazanmayı sağlayan sürenin dolmadığı gerekçesiyle Hazine adına belirtildiği açıklanmıştır. Mahkemece, davacı Mehmet Kılıç tarafından Hazine ve Köyişleri Bakanlığı aleyhine Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1971/607-1804 esas ve karar s. dava dosyasının bu taşınmaz ile ilgisi söz konusu değil ise de, komşu taşınmazlar hakkında davacı tarafından açılan ve redle sonuçlanan hükmün kesinleştiği tarihten itibaren davacının zilyetliğinin başlaması gerektiği, esas ve karar numarası yazılı hükmün kesinleşme tarihi olan 1972 gününe göre, zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz hakkında davacı tarafından daha önce açılmış herhangi bir dava bulunmamaktadır. Az öncede açıklandığı üzere Toprak Komisyonunca 1962 yılında çalışma yapılmış ve taşınmaz Hazine adına belirtilmiş, 04.03.1963 gününde tapuya tescil edilmiştir. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanma süresi ve koşullarının belirtme gününe göre hesap edilmesi gerekir. Taşınmazın tapuya bağlanmasından sonra geçen süre iktisap bakımından herhangi bir değer taşımaz. Bir yerin tapuya bağlanmasından sonra 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olması Yasada belirtilen ayrık durumlar dışında davacıya iktisap sağlamaz. Toplanan delillere, dosya kapsamına, yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre, dava konusu taşınmazın 1938 yılından bu yana davacı ve miras bırakanı Kamil tarafından koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği bildirilmiş bulunduğuna ve ziraatçı uzman bilirkişi, taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu açıklamış olduğuna göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmeyen değişik düşünce ve gerekçe ile reddine karar verilmiş olmasında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacının bu parsele karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının kabulü ile 860 parsele ait hüküm bölümünün BOZULMASINA ve 2588 s. kanunla eklenen 492 s. Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 5.000.000 TL. peşin harcın onama harcına mahsubuna 14.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy