(1086 S. K. m. 177, 409, 432) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 17)
Yahya Çiftçi ve müşterekleri ile Hazine ve Yedikardeş Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının yapılan yargılamasında; davacılardan Sedat Çiftçi'nin davasının açılmamış sayılmasına, Yahya Çiftçi'nin davasının da reddine dair Şebinkarahisar Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.06.2002 tarih ve 109/68 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacılardan Yahya ve Habip Çiftçi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı Sedat'ın davasının HUMK. nun 409. maddesi hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına, sair davacıların davasının esastan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Yahya Çiftçi ve Habip Çiftçi taraflarından temyiz edilmiştir.
Hüküm, davalı Habip Çiftçi'ye 22.08.2002 gününde tebliğ edilmiş olup, adı geçen davacı HUMK. nun 432. maddesinde ön görülen onbeş günlük temyiz süresinin geçmesinden sonra 10.09.2000 gününde hükmü temyiz etmiştir. 23.08.2002 gününde başlayan onbeş günlük temyiz süresi 06.09.2002 gününde sona ermektedir. Temyiz süresinin son günü adli tatile denk gelmediği için davacı, HUMK. nun 177. maddesinde belirtilen ek yedi günlük süreden yararlanamaz. Bu durumda, davalı Habip'in temyiz isteği sürenin geçmesinden sonra yapılmış olmaktadır. Süresinde yapılmayan temyiz isteği geçersizdir.
Davacı Habip'in temyiz isteğinin sürenin geçmiş olması sebebiyle REDDİNE,
Diğer davacı Yahya Çiftçi'nin temyiz itirazlarına gelince: Dava, kadastro çalışmaları sırasında, kadastro dışı bırakılan taşınmazın Türk Medeni Yasasının 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddesi hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Kadastro dışı bırakma işleminde, taşınmazın geometrik durumu belirlenmediğinden bir tesbit işlemi değil ise de, görevlilerce bir yerin tescile tabi olmadığı saptanarak hukuksal durum belirlenmiş olduğundan, yapılan bu işlem, bir kadastro işlemidir. Tesbit dışı bırakılan taşınmazların her ne kadar kadastroca geometrik durumu belirlenmekte ise de, haklarında kadastro tutanağı düzenlenmemekte, yalnızca paftasında gösterilmekle yetinilmektedir. Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tesbit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Yasasının 713/1 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuda tescil edilebilmesi için, tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten, dava gününe kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir.
Somut olayda, toplanan delil ve belgelere göre; tesbit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 06.07.1989 tarihten, davanın açıldığı, 20.11.1998 tarihe kadar 20 senelik kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Mahkemenin bu gerekçeyle davanın reddine karar vermiş olması doğrudur.
Davacı Yahya Çiftçi'nin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün açıklanan sebeplerle ONANMASINA aşağıda dökümü yazılı 4.960.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubuna, 25.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy