(1086 S. K. m. 74, 259)
Dava: Davacı, murisi kocasından intikal eden ve tapuda kaydı bulunmayan 3 dönüm miktarındaki taşınmaza davalıların müdahale ettiğini açıklayıp, müdahalelerinin meni talebinde bulunmuştur.
Davalılar, duruşmadaki beyanlarında, davayı kabul etmediklerini, taşınmazın müşterek muris babalarından kaldığını, taşınmazı 3 parçaya böldüklerini, 2/3 ünde zilyetliklerinin sürdüğünü, kendilerinin sürüp ektikleri yerde davacının hakkı bulunmadığını açıklayıp davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmişlerdir.
Karar: HUMK. nun 259. maddesine göre, gayrimenkule müteallik hususlarda hakikatin daha ziyade ortaya çıkması için şahitlerin mahallinde dinlenmesi gerekir. Tanıkların keşif mahallinde dinlenmemesi, somut olayda hükme etkili olmuştur. Dinlenen şahitler taşınmazın tamamında, davacı ve davalıların kullandıkları yerleri mahallinde gösterememiş, kimin ne kadar yer kullandığı belirlenememiş, hüküm vermede yeterli sonuca varılamamıştır. Şahitlerin beyanından hareketle teknik bilirkişi, davacının kullandığı yeri, taşınmazın bütününe göre açıkça gösterememiş, davalıların ellerinde bulunan yeri de krokisinde işaretleyememiştir. Dosya kapsamından, davacı iddiaları bakımından tam bir kanaat elde edilememiştir.
Davacı, dilekçesinde 3 dönüm miktarındaki yerden davalıların müdahalelerinin menini talep ettiği halde, bilirkişinin raporuna dayanarak talep aşılıp, 6336 m2 yerden davalıların müdahalesinin menine karar verilmiştir. HUMK. nun 74.maddesine göre talepten fazlasına hükmedilemez.
Sonuç: Mahkemece verilen hüküm yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olup, davalıların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.240.000.- lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 31.01.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy