(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 533) (3083 S. K. m. 2)
Dava: Turan Şahin ile Hazine, Türbe Akkovanlık Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Milas Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.04.2002 gün ve 552/254 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümleri davacı vekili, kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili taraflarından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, Hazineye ait temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği 05.09.2002 tarihinden itibaren HUMK. nun 533. maddesinde belirtilen on günlük cevap süresi içerisinde hükmü temyiz etmiş bulunduğuna göre, davacı vekilinin temyizi süresinde olmaktadır.
İşin esasına gelince: dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, reddedilen taşınmaz bölümlerinin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmeyecek yerlerden davacı adına tapuya tescil edilen taşınmaz bölümlerinin de kazanılmaya elverişli yerlerden olduğu, ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak açıklanmış bulunduğuna göre, davacı vekilinin hükmün redde ilişkin bölümlere karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazları, davalı Hazine vekilinin de aşağıda belirtilen hususlar dışında kabule ilişkin bölümlere yöneltmiş olduğu temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava, tapusuz taşınmazların TMK. nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca tescili isteğine ilişkindir. Bu hükme göre; bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için tapuda kayıtlı olmaması gerekir. Taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulmadığı gibi, bu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise, taşınmazların tespit dışı bırakılan yerlerden bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlenmemiştir. Bundan ayrı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre; aynı çalışma alanı içerisinde bir kişinin belgesizden edinebileceği taşınmazların sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümü geçmeyeceği belirtilmiştir. Taşınmazların 3083 sayılı Kanunun hükümleri uyarınca Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Kabul şekline göre de davalıların Avukatlık Ücretinden sorumlu tutulması kanuna aykırıdır. Bu tür davalarda Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri yasal hasım durumunda olup, yargılama giderleri ve Avukatlık Ücretinden sorumlu tutulmazlar. 175.000.000.-lira ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 4.960.000.-lira peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 08.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy