(743 S. K. m. 639)
Dava: Eldeki ve birleşen 1990/390 E. sayılı dosya davacısı Hüseyin Ayşen ile Hazine ve Beyobası Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Polatlı 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.07.2001 gün ve 386-259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen taşınmazların, ayrıca 1907 parsele ait Hazine tapusunun kısmen iptal edilerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalılardan Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 1907 parsele ait tapunun kısmen iptal edilerek 26.06.2000 tarihli krokide B harfi ile gösterilen ve mavi renkle boyalı taşınmaz bölümü ile birlikte MK. nun 639/1. maddesi uyarınca davacı adına tapuya tesciline, Alaçorak mevkiinde bulunan 5 dekar miktarındaki taşınmaza ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 1907 parsele ait tapu kaydı idari yoldan oluşmuştur. Taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından 1907 parsele komşu dava dışı 1380, 1385, 1395, 1427, 1426, 1473, 1416, 1443 ve öteki komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilip taşınmaz başında yerine uygulanmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; gerek iptal ve tescili istenilen parselin ve gerekse MK. nun 639/1. maddesi uyarınca davacı adına tescili istenilen ve fenni bilirkişinin 14.09.1999 tarihli raporunda B harfi ile gösterilen ve mavi renkle taralı taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilip taşınmaz başında yapılacak keşifte usulüne uygun bir şekilde yerine uygulanması, söz konusu kayıtların davalı taşınmazlar yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, bu suretle taşınmazların zilyetlikle ya da imar ihya yoluyla kazınılabilecek yerlerden olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekir. Bundan ayrı çevrede bulunan komşu parsellere uygulanan bir kısım kayıtlara göre de taşınmazların sınırında tepe ve kumluk alanlar yer almaktadır. Taşınmaz başında yapılacak kayıt uygulaması sırasında bölgenin Jeolog bilirkişiye de incelettirilerek kumluk alanların niteliğinin belirlenmesi, yöreye ait birleşik paftanın getirtilerek kumluk alanların ve tepelerin bu paftada yerlerinin işaretlettirilmesi, 3083 sayılı yasa uyarınca taşınmazların kuru ya da sulu arazilerden olup olmadığının araştırılması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen inceleme ve araştırmalar yapılmadan noksan tahkikatla karar verilmiş olması doğru değildir. Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy