(1086 S. K. m. 287)
Dava: Hayriye Kortaş ile Hüseyin Günaydın aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Havran Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.07.2002 gün ve 177/115 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.03.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekilleri Avukat Hanife Kızılcık-Avukat Özbey İmamoğlu ve karşı taraftan davalı Hüseyin Günaydın bizzat ve vekili Avukat Binali Erdoğan geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 159 ada 93 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
159 ada 93 parsele ait kadastro tutanağında vergi kaydı ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılarak 7.6.1993 tarihinde Mustafa oğlu Hüseyin Günaydın adına tesbit edilmiştir. Davacı vekili, dava konusu parselin tarafların ortak miras bırakanı Hüseyin Günaydın'dan kaldığını, güneyinde kalan bölümün taksim edilmediğini, kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tesbit edildiğini ileri sürerek vekil edeninin miras payı oranında iptal ve tescilini istemiş, davalı vekili dava konusu taşınmazın 16.8.1956 gün ve 2357 yevmiye numaralı Ölünceye Kadar Görüp Gözetme Sözleşmesi uyarınca vekil edenine verildiğini, buna karşılık başka taşınmaz bölümlerinin aynı tarih 2355 ve 2356 yevmiye numaralı sözleşmelerle diğer mirasçılara bırakıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece savunmaya değer verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı Mustafa Günaydın'dan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda bu yerin miras bırakan tarafından sağlığında kendisine verildiğini ileri süren davalının savunmasını kanıtlaması gerekir. Savunmada ileri sürülen yukarıda tarih ve sayısı yazılı Burhaniye Noterliğince düzenlenen Ölünceye Kadar Bakıp Gözetme Sözleşmesinde dava konusu taşınmazın davalıya verildiği ve zilyetliğinin devredildiği açıklanmıştır. Sözleşmenin daha sonra bozulduğu ve hükümden düşürüldüğü ileri sürülmediğine göre bu yerin mülkiyeti davalıya geçmiştir. Yargılama sırasında ileri sürülen 14.09.1964 ve 01.10.1984 günlü senetlerle bağış ve taksim senetlerinin dava konusu yerle ilgisi bulunmamaktadır. İddia ve savunma çerçevesinde toplanan deliller gözönünde tutularak yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 275.000.000 lira vekalet ücretinin KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.960.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.920.000 liranın temyiz edenden alınmasına 18.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy