(766 S. K. m. 2) (3083 S. K. m. 2)
Dava: Reşat Demiroğlu ile Hazine ve Baltaşı Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Palu Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.5.2002 gün ve 82/62 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Reşat Demiroğlu, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı miras yoluyla intikale ve eklemeli zilyetliğe dayanarak, nizalı taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiş, davalılardan Hazine vekili, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dosya arasında bulunan Palu Kadastro Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre, uyuşmazlık konusu taşınmaz, 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında yürürlükten kaldırılan 766 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca tespit dışı bırakılmıştır. Taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmesi ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi açısından, uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu dava dışı 879, 880, 881 ve 882 parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanağı olan belgelerin getirtilip taşınmaz başında yapılarak keşifte yerine uygulanarak, gelen kayıtların nizalı taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesine çalışılması, niza konusu yerin tapuda kayıtlı olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulup araştırılması, 3083 sayılı Yasa uyarınca, taşınmazın kuru ya da sulu nitelikte olup olmadığının DSİ İdaresinden sorulup belirlenmesi davalılardan Hazine vekili savunmasında, aynı yerle ilgili olarak davacı aleyhine tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davacı açtığını bildirdiğine göre, her iki davanın birleştirilip birleştirilmeyeceği hususunun mahkemece göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy