(3402 S. K. m. 17) (6831 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 641) (4721 S. K. m. 715)
Dava: Bekir Ziya Güler, muteriz davacı Halit Serhan Ercivelek ile Hazine, Kurtdoğmuş Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Pendik 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.06.2002 gün ve 87/383 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı miras ortaklığı temsilcisi, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı iki kıta taşınmazın Fatma Güler mirasçıları adına tapuya tesciline, davaya katılan Halit Serhan Ercivelek 19.05.2001 günlü katılma dilekçesi ile taşınmazların yarı payının adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Pendik-Kurtdoğmuş Köyü Ağılbayırı mevkiinde bulunan taşınmazın davaya katılan Halit Serhan Ercivelek adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İki kıta taşınmaz hakkında tescil davası açmış ise de, yargılamanın devamı sırasında Pendik, Kurtdoğmuş Köyü, Kozlarbayırı mevkiinde bulunan taşınmaz hakkındaki dava dosyasının tefrikine karar verilmiş, Pendik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/297 esas numaralı dava dosyasına gönderilmiştir.
Davacı miras ortaklığı temsilcisi, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın Fatma Güler mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, yargılamanın son oturumunda taşınmazın tümünü davaya katılan Halit Serhan Ercivelek'e devrettiklerini, adı geçen adına tesciline muafakat ettiğini bildirmiştir. Taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 1963 yılında kadastro çalışmaları geçmiş, orman niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır. Dosya arasında bulunan orman sınırlama harita ve tutanakları ile uzman ormancı bilirkişi raporuna göre bu köyde 1942 yılında 3116 sayılı Orman Kanununun hükümleri uyarınca oluşturulan yetkili orman kadastro komisyonlarınca orman sınırlama çalışmaları yapılmış, dava konusu taşınmazlar orman sınırlama hattı dışında bırakılmıştır. Kesinleşmiş orman kadastrosu karşısında dava konusu yer 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca orman sayılmayan bir yerdir. Açıklanan nedenle genel kadastro çalışmalarında taşınmazın orman olarak nitelendirilmiş olması isabetli olmadığı gibi, bu yerin orman olduğunu da göstermez. Yerel bilirkişi ve tanıklar tescil konusu taşınmazın Fatma Güler, onun ölümü ile mirasçıları Bekir Ziya ve Mesut Mehmet'e geçtiği, 50 yıldan fazla süre ile ekip biçtiğini bildirmişler, ziraatçı uzman bilirkişiden taşınmazın % 20-30 mehilli, toprak yapısı itibariyle işlenebilir, yabancı otlarla örtülü bir yer olduğunu açıklamıştır.
Tescil konusu taşınmaz 1963 yılında tespit dışı bırakılmıştır. Her ne kadar bu yer kesinleşmiş orman sınırlama hattının dışında kalan orman sayılmayan bir yer ise de tespit dışı bırakılma tarihinde belirlenen niteliğine göre, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan MK. nun 641. maddesinde belirtilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bir yerdir. Böyle bir yerin kazanılması ve tapuya tesciline karar verilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesinde belirlenen koşullar altında ihya ve ihya olgusunun tamamlandığı tarihten itibaren Kanunda belirtilen koşullar altında yirmi yıldan fazla süreyle ekonomik amaca uygun olarak tasarruf edilmiş olması gerekir. Yerel bilirkişi ve tanıklar ihya olgusu hakkında bir açıklamada bulunmadıkları gibi, bu yer üzerinde geçen zilyetlik bakımından da beyanları soyuttur. Bu tür yerler üzerinde imar ve ihya ile başlamayan zilyetlik iktisap bahşetmez. Ziraatçı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.09.2000 günlü rapordaki açıklamalara göre, tescil konusu taşınmaz yabancı otlarla kaplı, kültür arazisi olarak işlenmeyen bir yerdir. Daha açık bir deyimle taşınmazın kültür arazisi olarak tasarruf edildiği kanıtlanmamıştır. Tüm bu yönler gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy