(743 S. K. m. 612) (1086 S. K. m. 297)
Dava: Kadriye Oruç ile Mustafa Sınak aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Karacabey Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.04.2001 gün ve 412-213 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu 4, 67 ve 445 parsellerdeki davalının payına ait kayıtların iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Mustafa Sınak vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, uyuşmazlık konusu parsellerin 09.03.1981 tarihinde ölen ortak miras bırakan Aguş'dan kaldığını, davalının, dava konusu parsellerdeki miras payını 28.11.1981 günlü satış sözleşmesi ile kendisine satıp devrettiğini ileri sürerek iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı Mustafa vekili, davacının dayandığı senedin geçerli olmadığını, ayrıca Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/219 esas numaralı dava dosyası ile taksimin yapılmadığının belirlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava konusu parsellerin tarafların ortak miras bırakanı Aguş'dan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davanın açıldığı ve hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan MK.nun 612. maddesi hükmüne göre, yazılı olmak koşulu ile bir mirasçının miras payını diğer mirasçıya devri geçerlidir. Davacının ileri sürmüş olduğu satış ve devre ilişkin senette satıcı Mustafa imza kullanmak suretiyle senede katılmış, senet HUMK.nun 297. maddesine uygun olarak düzenlenmiştir. Diğer yönden, miras payının devrinin geçerli olabilmesi için terekenin taksim edilmesi de gerekmemektedir. Tüm bu nedenlerden ötürü, davalı vekilinin savunmasında ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmemiştir. Mahkemece toplanan deliller göz önünde tutularak davanın yukarıda belirtilen gerekçeler karşısında kabulüne karar verilmiş olmasında kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11.210.000. lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26.040.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 26.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy