(3402 S. K. m. 28)
Dava: Teslime Erdem, dahili davacılar Mehmet Erdem ve müşterekleri ile Hasan Erdem ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Akseki Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.07.2001 gün ve 49-69 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hüseyin Öztürk vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.10.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Hüseyin Öztürk bizzat ve vekili Avukat Ahmet Yılmaz geldi. Tebligata rağmen başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Bir kısım eksikliklerden dolayı mahalline iade edilen dosya, tamamlanıp geri çevrilmekle, incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar 119 ada, 26 parselin tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında vergi kaydı ve zilyedliğe dayanılarak 23.10.1990 tarihinde Ümmü Dazlak (Bayramer) adına tespit edilmiş, Akseki Güçlü Köyü Muhtarlığının, Akseki Kadastro Mahkemesine açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davası sonunda; 02.03.1993 gün 208-15 esas ve karar sayılı hükümle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28.maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, uyuşmazlık konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Davacılar uyuşmazlık konusu taşınmazın kayıt maliki Ümmü Dazlak (Bayramer)'a ait iken ölümü ile kızı Ayşe'ye kaldığını, Ayşe ile miras bırakanları Bayram Erdem arasında yapılan ortaklık sözleşmesi uyarınca yarı mülkiyetin tanınması koşuluyla bağ yetiştirildiğini, taksimde 26 parselin kendilerine, 25 parselin Ayşe'nin mirasçısı Hüseyin Öztürk'e bırakıldığı halde kadastro tespiti sırasında bu yönlerin gözden kaçırılarak yazılı şekilde tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek istekte bulunmuşlardır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları munderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava kanıtlanmış bulunduğuna göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde Kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.240.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 29.160.000.-liranın temyiz edenden alınmasına 14.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy