(492 S. K. m. 13)
Dava: Kamil Yöngül ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kayseri 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.12.2002 tarih ve 548/1009 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu parsellerin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 12434 parsel hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, 12432 parsel hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün kabule ait bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kısa kararda davanın kabulüne denildiği halde, gerekçeli kararda 12434 parsel hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine denilmiş olmakla, kısa kararla gerekçeli karar arasında uyumsuzluk yaratılmıştır. Hükümlerin kurulmasında asıl olan kısa karar olup gerekçeli kararın buna göre düzenlenmesi gerekir. Ne var ki, bu yön davacı vekili tarafından temyiz edilmemiş, temyiz eden Hazinenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
İşin esasına gelince; 12432 parselin esası 7265 parseldir. Bu parsele ilişkin kadastro tutanağında, 21.7.1962 tarih ve 814 numaralı tapu kaydına dayanılarak 22.5.1992 gününde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, içinden Devlet karayolunun geçmesi sebebiyle ifraz sonucu dava konusu parsel oluşmuştur. Dayanak tapu kaydı 4753 s. Yasa hükümleri uyarınca tesis edilmiştir. Toprak Komisyonunca düzenlenen 25.5.1962 tarihli belirtmelikte, 6450 parsel numarası ile belirtilen dava konusu yerin köy orta malı veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden açılmak suretiyle tarla haline getirildiği, Kadriye Savan'ın işgalinde bulunduğu açıklanmıştır. Davacı taksim ve miras yolu ile intikal eden zilyedliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar; davacı ve miras bırakanı Kadriye'nin 60-70 yıldan bu yana zilyed olduğunu, taşınmazın öncesi itibariyle köy orta malı mera olmadığını bildirmişler, ziraatçı uzman bilirkişi de, 50 yıldan bu yana kullanılan tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu açıklamıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, 12432 parsele ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün kabule ait bölümünün ONANMASINA ve 2588 s. kanunla eklenen 492 S. Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy