(4721 S. K. m. 1025)
Dava: Mehmet Başpınar ile Hazine ve Kavaklıdere Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kavaklıdere Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.10.2002 gün ve 17-53 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile Davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu taşınmazın 1.8.1971 tarihinde vekil edeni tarafından davalı Belediye Başkanlığından satın ve devralındığını, 30 yıldan fazla süre ile zilyed olduğunu ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Hazine ve Belediye vekilleri, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, satışın belge ile kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Teknik bilirkişi Turan Gül tarafından düzenlenen 15.10.2002 günlü krokili raporda; dava konusu taşınmazın davalı Kavaklıdere Belediye Başkanlığı adına yazılı bulunan 2473, 2474, 2523, 2478, 2479, 2480, 2481 ve 2482 parsellerin kapsamında kaldığı açıklanmıştır. Numarası açıklanan parsellerin esası 2318 parseldir. Tapu kaydından, 2318 parsel 20.12.1994 tarihinde idari yoldan Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 11.11.1996 tarihinde satışla Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne, 14.5.1997 tarihindeki satışla da davalı Kavaklıdere Belediye Başkanlığına geçmiş, 12.4.1999 tarihinde yapılan ayırma ve birleştirme sonucu dava konusu parsellerin oluştuğu anlaşılmıştır. Dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan dava konusu yerin satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı tescil davası olarak açılmış ise de dava konusu taşınmaz bölümünün tapuda kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Dava tarihinde dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan parseller Kavaklıdere Belediyesi Tüzel kişiliği adına tapuda kayıtlı bulunduğuna göre Hazine hakkındaki davanın husumet yönünden reddi, tescil isteğinin iptali de kapsadığı göz önünde tutularak davanın Belediye Başkanlığına karşı iptal ve tescil davası olarak yürütülmesi gerekir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan davacının satın almada belgeye dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Dosya arasında bulunan 1.3.1971 gün ve 2 nolu Kavaklıdere Belediye Encümeni yazısında da 1584 m2 arsanın Mustafa oğlu Mehmet Başpınar'a satılıp teslim edildiği açıklanmış yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının 30 seneye yakın bir zamandan beri zilyet olduğunu bildirmişlerdir.
Satışın yapıldığı tarihten dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan parsellerin esası olan 2318 parselin ilk defa tapuya bağlandığı tarihe kadar kazanma koşulları oluşmuş olmaktadır. Satış ve devir olgusu 1.3.1971 gün 2 sayılı encümen kararında açıklandığına göre mahkemenin ret gerekçesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu yönler nazara alınarak teknik bilirkişinin krokisinde belirtilen davacının satın ve devraldığı, zilyedliği altında bulunan yere ilişkin davanın imar mevzuatı da göz önünde tutulmak suretiyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Hazinenin temyiz itirazlarına gelince: Hazine hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmemiş ise de, dava redde ilişkin olup hüküm sonucu itibariyle Hazine bakımından doğru olmaktadır.
Yukarıda açıklanan sebep ve gerekçelere göre Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Sonuç: Davacı Mehmet Başpınar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 7.880.000 lira peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 20.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy