(3402 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 440, 442)
Dava: Sultan Basikar ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki dava hakkında Antalya 5. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.04.2002 tarih ve 1093/370 sayılı hükmün Dairenin 20.01.2003 gün ve 9461/275 sayılı ilamıyle onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Sultan Basikar ve arkadaşları tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece oyçokluğu ile onanmıştı. Davalı Hazine vekili süresinde vermiş olduğu karar düzeltme dilekçesi ile onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasını istemiştir.
Dava konusu parsellere ait kadastro tutanaklarında, 1970 yılında Gaziler Köyü'nün kadastro çalışmalarının yapıldığı sırada orman sınırlama hattının içerisinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, daha sonra nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarıldığı, Sultan Basikar ve arkadaşlarının zilyedlik ve tasarrufu altında bulunduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 2.11.1998 tarihinde tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, Yusuf kızı 1952 doğumlu Sultan Basikar ve arkadaşlarının zilyedliğinde bulunduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilmiştir. Davacılar tesbitten önceki imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ormancı bilirkişi raporu, sınırlama ve makiye tefrikine ilişkin belgelere göre dava konusu parseller, 1946 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca yapılan orman sınırlandırma çalışmaları sırasında sınırlama hattı içerisine alınmış ve 1952 yılında 5653 sayılı Kanun hükümleri uyarınca makiye tefrik edilmiş, 1982 yılında 1744 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi hükmü uyarınca nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarıldığı belirlenmiştir. Kesinleşmiş sınırlama hattı içerisinde kalan dava konusu yerlerin 1952 yılında Maki Tefrik Komisyonunca makiye tefrik edilmek suretiyle ormanla bağlantısı kesilmiş olmaktadır. Bu nedenle orman sayılmayan bir yerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında imar ve ihya edilmesi kazanmayı sağlar. Taşınmazların bulunduğu yerde ilk defa 1963 yılında kadastro çalışmaları yapılmış, tespit dışı bırakılan taşınmazların kadastrosunun 1992 yılında tamamlandığı Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilmiştir. Geri çevirme yazısı üzerine Kadastro Müdürlüğünce verilen 05.08.2002 günlü karşılık yazıda; Gaziler Köyü çalışma alanında 1 ila 298 parsellerin bulunduğu yerde 1963 yılında kadastro çalışmalarına başlandığı, daha sonra 734 ve 1231 parsel olarak tesbit edilen dava konusu yerlerin orman sınırlama hattının içinde kalması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı ve kadastro çalışmalarının aynı sene tamamlanarak 16.09.1970 ila 15.10.1970 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı bildirilmiştir. Bu açıklamalara göre dava konusu taşınmazlar 1963 yılında tespit dışı bırakılmış olmaktadır. Komşu parsellere ait kadastro tutanaklarında da kadastro çalışmalarının 1963 yılında yapıldığı görülmüştür. Yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu parsellerin davacılar ve miras bırakanları tarafından imar ve ihya edilerek kültür arazisi haline getirildiğini, o tarihten tesbitlerinin yapıldığı 1988 tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduklarını ve böylece kazanma koşullarının oluştuğunu bildirmiş bulunduklarına göre davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalar karşısında davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK. nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE ve anılan kanunun 442. maddesi uyarınca takdiren 86.600.000 lira para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye irad kaydına ve 2588 sayılı kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 20.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy