(3402 S. K. m. 12/3)
Dava: Ahmet ile Hasan mirasçıları Fitnat ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair İ Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 18.03.2002 gün ve 28/53 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri ile davalılardan Fitnat taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Ahmet vekili, 130 ada 26 ve 33 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, 130 ada 26 parsel hakkındaki davanın kabulüne, aynı ada 33 parsel hakkındaki davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması ve kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü de davalı Fitnat taraflarından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının dava konusu parsellerdeki davalıların miras bırakanı Hasan'a ait pay ile ortak miras bırakan Emine'den kalan payı 22.09.1973 tarihinde satın ve devraldığını, kadastro çalışmaları sırasında bu hususun gözden kaçırıldığını Hasan ve anası Emine'den gelen payının adına tespit edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Uyuşmazlık konusu 130 ada 33 parsele ait tespit 12.07.1988 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Ahmet kadastro tespitinden önceki sebebe dayanarak 23.02.2000 tarihinde açmış olduğu eldeki bu dava ile iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tutanağın kesinleşme tarihinden dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde belirtilen l0 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre bu parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin 130 ada 33 parsele karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hüküm bölümünün ONANMASINA,
130 ada 26 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Kadastro tutanağına göre, Osman oğlu Ahmet adındaki şahsın zilyetliğinde bulunan taşınmazın ölümü üzerine evlatları Hüseyin, Osman, Ayşe, Emine 'ye kaldığı, bunlardan Emine'nin sağ olup, Hüseyin in ölümü ile evlatları Hasan, Ahmet, Salim, Şahin ve Fitnat'a terk ettiği, keza diğerlerinin de ölümü ile kanunî mirasçılarına terk ettikleri ancak veraset belgesi ibraz edilmediği ve mirasçılarının belirlenmemesi nedeniyle 25.12.l985 tarihinde Osman oğlu Ahmet adına tespit edilmiş, tutanak ve ekleri komisyona tevdi edilmiştir.Komisyonca da 17.04.l986 günlü kararla tespit gibi tesciline denilmiş, Ahmet ve arkadaşlarının itirazı üzerine kadastro komisyonunca yapılan inceleme nedeniyle düzenlenen tutanağa geçen imzalarıyla onaylanan beyanlarında Ahmet ve kardeşleri Salim, Şahin ve Hasan'ın taşınmazın miras bırakanları Hüseyin tarafından üçüncü kişilerden satın ve devraldığını 30-40 yıldan bu yana zilyetliği altında bulunduğunu açıklamaları üzerine komisyonca 26.03.l990 günlü kararla tespitin iptali ile Emine, Ahmet, Salim, Şahin, Hasan ve Fitnat adına paylı olarak tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece davalıların miras bırakanı Hasan'ın anası Emine'den gelen payla birlikte payını davacıya satıp devrettiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş ise de, komisyonca yapılan inceleme sırasında davacı Ahmet'ın da imzasını kapsayan 23.03.l990 günlü belgenin kendisine okunması, tutanağın altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığının belirlenmesi, tutanaktaki bilgilerin uyuşmazlığın çözümünde nazara alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Kabul şekline göre de, davada taraf durumunu almayan Salih , Şahin ve Fitnat ile Mustafa'nın adına iptal ve tescile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Fitnat'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 130 ada 26 parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA, 19.200.000.-lira peşin harcın istek halinde davalılardan Fitnat 'a iadesine ve aşağıda dökümü yazılı 7.880.000.-lira onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 11.320.000.-liranın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 17.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy