(3402 S. K. m. 14)
Dava: Hüseyin, Talat ve Halis ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davacılar Hüseyin ve Talat 'ın davasının kabulüne, Halis'ın davasının reddine dair A Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 26.12.2001 gün ve 92-489 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılardan Halis vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar , 145 ada 15 parsel kapsamında kalan kendi yerlerine ait tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı Hüseyin ve Talat 'ın davasının kabulüne, davacı Halis'ın davasının reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümleri, davalı Hazine vekili, redde ilişkin bölümü de davacı Halis vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan 145 ada 15 parsele ait kadastro tutanağında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ziraata elverişli yerlerden bulunduğunun muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 7.7.1996 tarihinde ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ayrı ayrı açtıkları davalarda, dava konusu taşınmaz bölümlerinin özel harman yeri olarak miras bırakan babaları tarafından tasarruf edildiğini ve ondan da kendilerine geçtiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davacılar ve miras bırakanları tarafından özel harman yeri olarak kullanıldığını, ancak 15 sene kadar önce yangın tehlikesinin ortadan kaldırılması için özel harman dökülmesinin ve yapılmasının yasaklandığını, bu nedenle kullanılmadığını bildirmişlerdir. Dava konusu taşınmaz bölümleri özel harman yeri olarak tasarruf edilmiş olup, daha sonraki yıllarda kullanılmamış olması yasaklayıcı sebepden ileri geldiğine göre, bu durumun zilyedliğin terki olarak kabulü mümkün değildir. Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriği gözönünde tutularak, 16.10.2000 günlü krokide C harfi ile gösterilen 4305 m2 yerin davacı Hüseyin, 3524 m2 yerin davacı Talat adına iptal ve tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin taşınmazın bu bölümlerine karşı ileri sürmüş olduğu temyiz itirazlarının reddi ile hükmün A/1 ve B/1 bendlerinde yazılı taşınmazlara ilişkin bölümlerinin ONANMASINA,
Davacı Halis vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı Halis vekili, dava konusu taşınmaz bölümünün vekil edeni ile babası tarafından özel harman yeri olarak kullanıldığını ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, iddia toplanan delillerle kanıtlanmıştır. Mahkemece, davacı Halis ve babasının aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden 100 dönümden fazla yer edindikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünün karşılık yazısındaki bilgilere göre; davacının babası adına aynı çalışma alanı içinde 47535 m2 , davacı adına da 59776 m2 yer tespit edilmiştir. Tespit edilen bu miktarlar belgesizdir.
Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre, zilyedin aynı çalışma alanında vergi kaydı gibi bir belge olmaksızın kazanabileceği miktar kuru toprakta 100 dönümü geçemez. Davacı ve babası adına aynı çalışma alanında 100 dönüm yer tespit edilmiş ise de, davacı adına tespit edilen 59776 m2 lik taşınmazlar babasından kendisine intikal etmiş olmayıp, davacının bağımsız olarak 20 yıldan fazla süre ile tasarruf da bulunduğu belirlenmiştir. Bu durumda, 100 dönüm miktarının davacı bakımından ayrı ayrı hesap edilmesi gerekir. Şayet taşınmazların tümü babasından intikal etmiş olsaydı, o takdirde miktar sınırlaması gözönünde tutularak davanın reddi doğru olacaktı. Mahkemece bu husus gözönünde tutulmaksızın davacı Halis'in davasının reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Halis vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün C/1 bendinde yazılı taşınmazlara ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 8.000.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz eden Halis'a iadesine, 17.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy