(3402 S. K. m. 16)
Dava: İbrahim Erdoğmuş ile Hazine ve Çakır Köyü Muhtarlığı aralarındaki sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair Çorum 1. Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 25.11.2002 gün ve 217-1150 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 138 ada 12 parsele ait sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu parsele ait kadastro tutanağında, tapu ve vergi kaydına rastlanılmayan işbu taşınmazın, İbiş oğlu Halil İbrahim Erdoğan tarafından harman yeri olarak kullanıldığı, ancak senede, bir ay harman yeri olarak kullanılması ve 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmamasının muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine, 27.08.1991 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmü uyarınca harman yeri niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı, sınırlandırmadan önceki kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. 16.11.2001 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmaz ve çevresinin harman yeri olduğunu, ziraatçı uzman bilirkişi de; taşınmazın harman yeri olduğunu, köylü tarafından parsellenmek suretiyle kullanıldığını, üzerinde hiç bir tarımsal faaliyet yapılmadığını bildirmiş, 30.10.2002 tarihinde yapılan keşifte de dinlenen yerel bilirkişi; taşınmazın özel harman yeri olduğunu açıklamıştır. Paftaya göre, 12 parselin çevresinde yer alan 11, 10, 7, 13 ve ötesindeki parsellerin harman yeri olarak sınırlandırıldığı açıklanmıştır. Her ne kadar, ikinci keşifte dinlenen yerel bilirkişi, taşınmazın özel harman yeri olduğunu bildirmiş ise de, pafta ve ilk keşifte dinlenen tanık sözlerine göre harman yeri niteliğinde bulunan bir yerdir. Böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Mahkemece, taşınmazın özel harman yeri olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy