(3402 S. K. m. 17)
Dava: Durali ile Hazine ve F Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair O Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 28.05.2002 gün ve 89-190 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya tescil edilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik ve imar-ihya olgusuna dayanarak uyuşmazlık konusu taşınmazın adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Kadastro Müdürlüğünün cevabi yazısında; dava konusu taşınmazın 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Kanunu hükümlerine göre;haritasının yapılıp tahsis edildiği, yasal işlemleri yerine getirenlerin tescillerinin yapıldığı ve tapularının verildiği, yasal işlemleri yerine getirmeyenler hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadığı, dava konusu yere ait harita, kroki eklenmediği için tahsis gayesiyle düzenlenen paftaya girip girmediğinin belirlenemediği bildirilmiştir.
Teknik bilirkişi tarafından düzenlenen kroki eklenmek suretiyle 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın nasıl bir işleme tabi tutulduğunun Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenebilmesi için uyuşmazlık konusu taşınmaza komşu 124 ada 14, 15, 16 ve 17 parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanağı olan belgelerin getirtilip taşınmaz başında yerine uygulanarak gelen kayıtların taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesine çalışılması, davalı Hazinenin ileri sürdüğü kira sözleşmesinin uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsamadığı sözleşmenin başka bir taşınmaza ait olduğu açıklandığına göre, teknik bilirkişi tarafından birleşik paftada davalı Hazine tarafından davacıya kiraya verildiği ileri sürülen, bir başka anlatımla; kira sözleşmesine konu olan taşınmazın da birleşik paftada teknik bilirkişiye işaret ettirilmesi gerekir. Bundan ayrı, taşınmaz başında 03.05.2002 tarihinde yapılan keşifte görev alan teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 17.05.2002 tarihli raporda, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro yenileme çalışmalarının yapıldığı bildirildiğine göre, kadastro yenileme çalışmalarının hangi tarihte yapıldığının, yenileme çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın nasıl bir işleme tabi tutulduğunun Kadastro Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy