(3402 S. K. m. 14)
Dava: İsmail Acar ile Hazine aralarındaki dava hakkında Antalya 3. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 13.11.2001 tarih ve 90-1014 sayılı hükmün Dairenin 25.11.2002 gün ve 8226-8672 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı tarafından Hazine aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ilişkin hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece bozulmuştu. Davacı vekili tarafından süresinde verilen 24.1.2003 günlü karar düzeltme dilekçesi ile bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün onanmasını istemiştir.
Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılan bir yerdir. Bozmada özet olarak taşınmazın bulunduğu Başköy çalışma alanında kadastro çalışmalarının 1963 ile 1978 yılları arasında yapıldığı ve bu işlemlere ait paftaların 20.12.1978 tarihinde kesinleştiği bu tarihten dava konusu parselin Hazine adına tespit edildiği 1996 tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçmediği gerekçesiyle bozma sevk edilmiştir. Karar düzeltme dilekçesinde taşınmazın 1978 yılından önce tespit dışı bırakıldığı ileri sürülmüştür. Paftaya göre dava konusu taşınmazın hangi tarihte tespit dışı bırakıldığı kesin olarak belirlenmemiştir. Davacı vekili, temyiz dilekçesinde taşınmazın bulunduğu yerde 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca çalışma yapıldığını, bu çalışmalar sırasında tapuya tescil edilen taşınmazların kayıt malikleri adına tespit edildiğini, toprak komisyonunca tapuya kayıt edilmeyen taşınmazlarında tespit dışı bırakıldığını bildirmiştir. Esasen ormancı bilirkişi tarafından düzenlenen 18.7.2000 günlü raporda da 7 nolu Toprak Komisyonu tarafından bu yerde faaliyet gösterildiği, tapuya tescil ve dağıtım işlemlerinin yapıldığı açıklanmıştır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre paftasında gösterilmesi ile tespit dışı bırakılma işlemi tamamlanmış sayılır. Paftaların daha sonra askıya çıkarılması veya kesinleştirilmesi tespit dışı bırakılma tarihini değiştirmez. Somut olayda; güçlük arz eden yön taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 1963 ve 1978 tarihleri arasında kadastro faaliyetlerinin sürdürülmüş olmasından kaynaklanmaktadır. Dava konusu yerlerin bu zaman dilimi içerisinde hangi tarihte tespit dışı bırakıldığının kesin olarak belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlığın düğüm noktası burada toplanmaktadır. Her ne kadar geri çevirme yazısında bu çalışma alanına ait birleşik pafta getirtilerek tespit dışı bırakılma tarihinin belirlenmesi amaçlanmış ise de, paftaya göre tespit dışı bırakılma tarihinin kesin olarak belirlenmesi mümkün olmamıştır. Bu yön gözönünde tutularak 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kurulan Tevzi Komisyonunca düzenlenen pafta ve dağıtım haritasının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nden, genel kadastroca düzenlenen bu yöreye ait birleşik paftanın Tapu Sicil Müdürlüğü'nden istenerek dosya arasına konulması, bu paftalar üzerinde dava konusu taşınmazın yerinin ve konumunun belirlenmesi, komşu parsellere ait belgelerden yararlanmak suretiyle tespit dışı bırakılma tarihinin belirlenmesine çalışılması, bu yolda belirlenmediği takdirde komşu parsellere ait belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması, tespit dışı bırakılma tarihi kesin olarak belirlendikten sonra o tarihten kadastro tespit tarihine kadar kazanma koşulları ve süresinin geçip geçmediğinin gözönünde tutulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru olmaz. Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken 1978 yılında tespit dışı bırakıldığı, o tarihten Hazine adına tespit edildiği tarihe kadar kazanma süresi ve koşullarının geçmediği gerekçesiyle hükmün bozulmuş olması hataya dayanmaktadır.
Sonuç: Davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy